Çalıştayda, millî tahkimde tarafların hukuk seçme hakkı; Türk hukukundaki düzenlemeler, taraf iradesi, tahkime elverişlilik, hakem kararlarının denetimi, kamu düzeni ve İslam hukuku perspektifleriyle ele alındı.
Konya Ticaret Odası (KTO), KTO Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi ve Tahkim Derneği iş birliğiyle, Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen “Millî Tahkimde Hukuk Seçme Hakkı Çalıştayı”, KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk, 26. ve 27. Dönem Konya Milletvekili Av. Ahmet Sorgun, Tahkim Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. İbrahim Ülker, akademisyenler, hukukçular, yargı mensupları ve iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. 26 Eylül 2026 tarihinde KTO Karatay Üniversitesi Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirilen çalıştayda, millî tahkimde tarafların hukuk seçme hakkı; Türk hukukundaki düzenlemeler, taraf iradesi, tahkime elverişlilik, hakem kararlarının denetimi ve kamu düzeni gibi başlıkların yanı sıra İslam hukuku ve farklı ülkelerdeki tahkim uygulamaları bakımından değerlendirildi. Çalıştayda, tahkim alanındaki akademik çalışmalar ile hukuk uygulamasının bir araya getirilmesi ve millî tahkimde hukuk seçme serbestisinin farklı yönleriyle tartışılması amaçlandı.
ÖZTÜRK: “UYUŞMAZLIKLARIN ADİL, MAKUL SÜREDE VE ÖNGÖRÜLEBİLİR ŞEKİLDE ÇÖZÜLEBİLMESİ ÖNEMLİ”
Çalıştayın açılış bölümünde konuşan Konya Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk ise konuşmasında, ekonomik hayatın sağlıklı biçimde sürdürülebilmesi açısından güven unsurunun önemine dikkat çekti. Girişimcinin yatırım, üreticinin yeni pazar ve tüccarın sözleşme kararı alırken haklarının korunacağına duyduğu güvenin önemine işaret eden Öztürk, ticari ilişkilerin devamlılığı kadar ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların da “adil, makul sürede ve öngörülebilir şekilde” çözülebilmesinin ekonomik hayatın vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu söyledi. İş dünyası açısından zaman ve kaynakların doğru kullanılmasının önemine değinen Öztürk, tahkim ve arabuluculuğun bu ihtiyaca cevap verebilecek önemli uyuşmazlık çözüm yöntemleri olduğunu belirtti. Öztürk, “Uyuşmazlıkların uzmanlıkla ele alınması, uzlaşma kültürünün güçlenmesi ve ticari ilişkilerin korunması bakımından bu yöntemlerin yaygınlaşmasını önemsiyoruz.” dedi.
“KTO EKOSİSTEMİ İÇİNDE TAMAMLAYICI BİR YAPI OLUŞTURUYORUZ”
Konya Ticaret Odası olarak üyelerin ihtiyaçları ve şehrin ekonomik geleceğini birlikte gözeten bir anlayışla çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Öztürk, KTO bünyesindeki kurumların farklı ihtiyaçlara cevap veren ve birbirini tamamlayan bir yapı oluşturduğunu söyledi. KTO Karatay Üniversitesi’nin bilimsel birikimi ile Odanın ticari hayatın içinden gelen tecrübesini buluşturduklarını belirten Öztürk, KTO Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi’nin de bu birlikteliğin önemli çalışma alanlarından biri olduğunu ifade etti. Öztürk, “Odamızın iş dünyasıyla kurduğu güçlü bağ, ticari uyuşmazlıkların ve işletmelerimizin beklentilerinin yakından anlaşılmasını sağlarken KTO Karatay Üniversitemizin akademik birikimi, bu ihtiyaçların bilimsel bir zeminde değerlendirilmesine katkı sunmaktadır.” diye konuştu. KTOTAM ile iş dünyasının uyuşmazlık çözümünde başvurabileceği, uzmanlığı ve kurumsal işleyişi esas alan bir yapıyı Konya’ya kazandırmayı amaçladıklarını dile getiren Öztürk, merkezin gelişiminde hukukçular ile iş dünyası arasındaki iş birliğinin belirleyici olduğunu vurguladı.
“BİLGİ ÜRETEN VE YENİ HUKUKİ YAKLAŞIMLARA KATKI SAĞLAYAN BİR MERKEZ”
KTOTAM’ın yalnızca tahkim ve arabuluculuk hizmetleri sunan bir yapı olarak değil, aynı zamanda bilgi üreten ve yeni hukuki yaklaşımların geliştirilmesine katkı sağlayan bir merkez olarak ilerlemesine önem verdiklerini belirten Öztürk, akademik çalışmalar ile uygulama tecrübesinin bir araya gelmesinin hukuk sistemine katkı sağlayabileceğini söyledi. Öztürk, çalıştayın da bu bakımdan önemli olduğunu belirterek, “Millî tahkimde hukuk seçme hakkının farklı boyutlarıyla değerlendirilmesi, bilimsel birikim ile uygulama tecrübesinin aynı zeminde buluşmasına imkân sağlayacaktır.” dedi. Öztürk konuşmasının sonunda KTOTAM Divan Kurulu Başkanı Ali Deresoy, Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Aytekin Çelik, Divan Kurulu Üyeleri Mehmet Çakır, Murat Güçlü ve Neslihan Büyükdillan’a, merkez bünyesinde görev yapan arabuluculara, hakemlere ve çalışmalara katkı sağlayan hukukçulara teşekkür etti.
SORGUN: “TAHKİM HÂLÂ YETERİNCE BİLİNMİYOR”
26. ve 27. Dönem Konya Milletvekili Av. Ahmet Sorgun da konuşmasında, tahkim mekanizmasının Türkiye’deki gelişimine ve kamuoyundaki bilinirliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tahkimin geçmişte hukuk sisteminde sınırlı bir alanda kaldığını belirten Sorgun, tahkim, arabuluculuk ve uzlaştırma kavramlarının zaman zaman birbirine karıştırıldığını ifade etti. Sorgun, “Hakem kararının hâkim kararı gibi olduğunu, infaz edilebilir olduğunu ilgililerin dışında, hukukçuların dışında; esnafın, tüccarın bildiğini zannetmiyorum.” dedi. Çalıştayın bu konuların kapsamlı biçimde ele alınması açısından önemli olduğunu belirten Sorgun, tahkimde tarafların hukuk seçme hakkı konusunun da bilimsel olarak tartışılmasının önemine dikkat çekti. Sorgun, İslam hukukunun tahkimde uygulanacak hukuk olarak seçilip seçilemeyeceğine ilişkin tartışmaların da çalıştay kapsamında ele alınmasını önemli bulduğunu belirterek, tahkime konu olabilecek uyuşmazlıklar ile kamu düzeni arasındaki ilişkinin hukuki çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
ÜLKER: “TARAFLARA SERBESTLİK TANIYAN KURALLAR YÜRÜRLÜĞE GİRDİ”
Tahkim Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. İbrahim Ülker ise, tahkim hukukunda 2011 yılında yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile birlikte taraf iradesine daha fazla önem veren ve taraflara serbestlik tanıyan bir anlayışın güçlendiğini belirtti. Tahkimde taraflara tanınan hukuk seçme hakkının önemine dikkat çeken Ülker, bu hakkın yeterince kullanılmadığını ifade ederek, “Kanunun tanıdığı yetkilerden biri de taraflara hukuk seçme hakkı tanınmasıdır. Bu önemli hakkın gereği gibi kullanılması, tahkimde elde edilecek yararın en üst seviyeye taşınmasını sağlayacaktır.” dedi. Çalıştayın düzenlenmesindeki amaçlardan birinin de bu hakkın bilim dünyasında tartışılması olduğunu belirten Ülker, İslam hukuku başta olmak üzere farklı hukuk sistemlerinin Türk tahkim uygulamasında nasıl yer bulabileceğinin bilimsel açıdan değerlendirilmesini hedeflediklerini söyledi. Ülker, çalıştayda konunun üç farklı oturumda ele alınacağını belirterek, tahkim hukukunun gelişmesinde akademisyenler, hâkimler, avukatlar, hakemler, arabulucular ve ticaret hayatı temsilcilerinin ortak çalışmasının önemine vurgu yaptı.
“TAHKİMİ BİR HUKUK KÜLTÜRÜNÜN PARÇASI OLARAK GÖRÜYORUZ”
Konya’da kurulan Tahkim Derneği hakkında da bilgi veren Ülker, derneğin 10 Temmuz 2025 tarihinde kurulduğunu hatırlattı. Konya’nın gelişen sanayisi, ticareti, girişimcilik kapasitesi ve güçlü iş dünyasıyla tahkim kültürünün geliştirilmesi açısından önemli bir merkez olduğunu ifade eden Ülker, tahkimi yalnızca uyuşmazlıkların mahkeme dışında çözümünü sağlayan teknik bir hukuk kurumu olarak değerlendirmediklerini belirtti. Ülker, “Tahkim; aynı zamanda taraf iradesine, sözleşme özgürlüğüne, uzmanlaşmaya, hızlı ve etkin uyuşmazlık çözümüne dayanan bir hukuk kültürünün parçasıdır.” ifadelerini kullandı. Tahkim Derneği bünyesinde bir Tahkim Merkezi de kurulduğunu belirten Ülker, merkezde uygulanacak tahkim kurallarının hukukçuların katkılarıyla hazırlandığını söyledi. Ülker, derneğin temel amaçlarından birinin tahkim kültürünün yaygınlaştırılması olduğunu belirterek, “Kanunun izin verdiği hukuk seçme hakkını kullanarak İslam Hukuku’nun güncel uyuşmazlıklarda hukuk kodu olarak kullanılmasını sağlamak” konusunun da çalıştayın temel tartışma alanlarından biri olduğunu ifade etti.
İLK OTURUMDA TAHKİMİN TİCARET HAYATINDAKİ YERİ ELE ALINDI
Çalıştayın ilk bölümü, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Eski Başkanı Abdullah Yaman’ın oturum başkanlığında gerçekleştirildi. Oturumda tahkimin ticaret hayatına sağlayabileceği avantajlar, Konya Ticaret Odası Tahkim Merkezi modeli ve tahkimde uyuşmazlığın çözümü bakımından İslam hukukunun seçilmesi konuları ele alındı. Doç. Dr. Aytekin Çelik, “Tahkimin önemi ve ticaret hayatına getireceği avantajlar ve Konya Ticaret Odası Tahkim Merkezi modeli” başlıklı sunumunu gerçekleştirirken, Doç. Dr. İbrahim Ülker ise “Tahkimde uyuşmazlığın çözümü için İslam hukukunun seçilmesi” başlıklı bilimsel tebliğini sundu.
MİLLÎ TAHKİMDE HUKUK SEÇME SERBESTİSİ FARKLI YÖNLERİYLE ELE ALINDI
Çalıştayın ikinci oturumu “Günümüz Türk Hukukunda Tahkim Sistemi” başlığıyla gerçekleştirildi. Prof. Dr. Mustafa Avcı’nın oturum başkanlığında gerçekleştirilen oturumda millî tahkimde taraf iradesinin kapsamı, hukuk seçme serbestisinin sınırları, tahkime elverişli uyuşmazlıklar ve hakem kararlarının denetiminde kamu düzeninin rolü değerlendirildi. Oturumda, tarafların tahkim sürecindeki irade serbestisi ile uygulanacak hukukun belirlenmesi arasındaki ilişki farklı hukuki boyutlarıyla ele alındı.
İSLAM HUKUKU VE GÜNÜMÜZ TAHKİM UYGULAMALARI KONUŞULDU
Çalıştayın üçüncü oturumu ise “İslam Hukuku ve Günümüz Tahkim Uygulamaları” başlığıyla gerçekleştirildi. Dr. Ekrem Keleş’in başkanlığındaki oturumda İslam hukukunda tahkim anlayışı, hakem seçim kriterleri, farklı ülkelerdeki İslami tahkim uygulamaları, tahkimde uygulanacak normların belirlenmesi ve fetva meclisleri kararlarının tahkimdeki muhtemel rolü ele alındı.
AKADEMİ VE UYGULAMA AYNI PLATFORMDA BULUŞTU
Çalıştay boyunca millî tahkimde hukuk seçme hakkı farklı hukuki ve akademik perspektiflerden ele alınırken, özellikle taraf iradesinin tahkimdeki yeri, uygulanacak hukukun belirlenmesi, kamu düzeni ve tahkime elverişlilik konuları üzerinde duruldu. Akademisyenler ile hukuk uygulayıcılarını aynı platformda buluşturan çalıştayda, teorik yaklaşımların uygulamadaki meselelerle birlikte değerlendirilmesine imkân sağlandı. Toplantıda farklı görüşlerin bilimsel ölçüler içerisinde ortaya konulmasının, tahkim hukukunun gelişimi açısından taşıdığı öneme dikkat çekildi. Çalıştayın, millî tahkimde hukuk seçme hakkının farklı boyutlarıyla değerlendirilmesine ve özellikle Türk tahkim uygulamasında uygulanacak hukukun belirlenmesi konusunda akademik ve mesleki tartışmaların zenginleşmesine katkı sağlaması temenni edildi. Program, katılımcıların değerlendirmeleri ve teşekkür konuşmalarının ardından sona erdi.
HABER MERKEZİ