Konya'da tarımın geleceği için bir adım daha! Binlerce yıllık geçmiş

Konya'da tarımın geleceği için bir adım daha! Binlerce yıllık geçmiş...

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı ve Uluslararası Tarım Şehirleri Birliği (AgriCities) Başkanı Uğur İbrahim Altay, tarımın stratejik önemine dikkat çeken güçlü açıklamalarda bulundu.

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı ve Uluslararası Tarım Şehirleri Birliği (AgriCities) Başkanı Uğur İbrahim Altay, tarımın stratejik önemine dikkat çeken güçlü açıklamalarda bulundu. Çatalhöyük’te düzenlenen Uluslararası Tarım Şehirleri Birliği 3. Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda konuşan Başkan Altay, “Tarımı desteklemek, çiftçiyi korumak, yerli tohuma sahip çıkmak artık bir ekonomik tercih değil, bir vatan borcudur” ifadelerini kullandı.

İşte Başkan Altay'ın konuşması:

Uluslararası Tarım Şehirleri Birliği’nin değerli üyeleri ve tarımın geleceğine yön vermek adına burada bulunan kıymetli katılımcılar,

Öncelikle hepinizi en kalbi duygularla selamlıyor; tarımın kalbinde, medeniyetin beşiği Konya Çatalhöyük’te sizleri ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğumu ifade etmek istiyorum. Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.

Bugün, insanlık tarihinin ilk tarımsal faaliyetlerinin gerçekleştirildiği Çatalhöyük’ün mirasını taşıyan bu topraklarda, Uluslararası Tarım Şehirleri Birliği’nin 3. Olağan Genel Kurul Toplantısı’na ev sahipliği yapmanın mutluluğunu yaşıyoruz.

Çatalhöyük'te toprağa ilk tohumu atan ellerin mirasını taşıyan bu şehir, yalnızca Türkiye'nin değil, tüm insanlığın tarımsal hafızasını içinde barındırmaktadır.

İbn Haldun'un dediği gibi: "Coğrafya kaderdir." Bu söz, sadece dağların ve nehirlerin değil, medeniyetlerin doğuşunu, yükselişini ve hatta dönüşümünü belirleyen derin bir gerçeği anlatır…

1958 yılında keşfedilen ve yaklaşık 10 bin yıllık bir geçmişi olan Çatalhöyük Neolitik Kenti, 1961-1965 yılları arasında gerçekleştirilen kazılarla ilk defa gün yüzüne çıktı.

Burada yapılan arkeolojik keşifler, Çatalhöyük’ün 2012 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne dâhil edilmesini sağladı.

Kazılarda elde edilen buluntuların bir kısmı bugün Konya Arkeoloji Müzesi'nde sergileniyor.

Dünyanın bilinen en eski şehir yerleşimlerinden biri olan Çatalhöyük, 8 bini aşkın nüfusuyla dönemin en büyük ve en kalabalık yerleşimlerinden biri olarak kabul ediliyor.

Çatalhöyük’le ilgili öne çıkan bir başka konu ise, üstten girilen, birbirlerine bitişik kerpiç evlerdeki fırın yapısının keşfedilmesi oldu. Büyük ölçüde tahrip olan fırının çevresinde, buğday, arpa, bezelye tohumları ile ekmek olabileceği değerlendirilen bir buluntuya rastlandı. Yani, 8.600 yıl öncesinden dünyanın en eski ekmeği Çatalhöyük’te keşfedildi.

Bizler de Çatalhöyük’ün bu eşsiz mirasını en güzel şekilde tanıtabilmek için; Türkiye’nin en büyük Türkiye'nin en büyük ahşap konstrüksiyonlu kamu binası olan bu binayı; Çatalhöyük Tanıtım ve Karşılama Merkezi’ni inşa ettik.

Türkiye'nin kültürel mirasını koruma ve turizm potansiyelini artırma amacı taşıyan bu proje, ahşap mimariyle çevre dostu bir yaklaşım benimseyerek sürdürülebilir bir turizm modeline katkı sağlıyor.

Bu proje, sadece Çatalhöyük'ün canlanmasına katkı sağlamakla kalmayıp aynı zamanda Konya'nın turizmine değer katacak önemli bir girişimdir.

Çatalhöyük Tanıtım ve Karşılama Merkezi sayesinde Çatalhöyük artık kusursuz bir arkeolojik alan olarak anılmaya başladı.

Değerli konuklar;

İnsanlık tarihiyle yaşıt bir mirasın üzerinde yükselen Konya, bugün yalnızca Anadolu'nun değil, tüm insanlığın ortak hafızasında özel bir yere sahiptir. Onu sıradan bir şehir olmaktan çıkaran şey; sahip olduğu coğrafi büyüklük ya da ekonomik potansiyel değil, toprakla kurduğu kadim ve derin ilişkidir. Çünkü Konya, sadece bir coğrafi merkez değil; tarım kültürünün filizlendiği, insanın doğayla ilk barışçıl uzlaşmasını yaptığı toprakların adıdır.

Türkiye’nin en geniş topraklarına sahip olan Konya’mız; bugün pek çok üründe en fazla üretim yapan şehirlerin başında gelmektedir.

Şehrimiz; tarımsal üretim değeri, tarımsal ticaret ve tarımsal istihdam açısından Türkiye’nin tarım başkenti konumundadır.

42 bin kilometre yüzölçümüne sahip şehrimizde; 1 milyon 890 bin hektar tarım arazisine sahibiz.

Büyükbaş hayvancılıkta, süt üretiminde, şeker pancarı, buğday, arpa, fasulye, mısır, havuç, kiraz, yağlık ayçiçek gibi ürünlerin üretiminde Türkiye’de birinci sıradayız.

Küçükbaş hayvancılıkta, yumurta üretiminde, patates, bezelye, haşhaş, kavun ve vişne gibi ürünlerde Türkiye’de ikinci sıradayız.

Tüm bu hususlar bizlere gösteriyor ki; Allah korusun Konya’nın üretmediği ya da üretiminin azaldığı bir durumda Türkiye’nin gıda güvenliği tehlikeye girer.

Bu bakımdan Konya’mızdaki tarımsal üretim yalnızca Konya’da yaşayan hemşehrilerimizi değil, tüm Türkiye’yi ilgilendiren bir konudur.

Bildiğiniz gibi tarım, artık sadece bir iç mesele değil; sınırları aşan, ülkeler arası ilişkileri şekillendiren, stratejik bir alan hâline gelmiştir.

Pandemi ile başlayan; Rusya-Ukrayna savaşı ve akabindeki tahıl krizi, gıda milliyetçiliği, gıda lojistiği, küresel ekonomik kırılganlıklar ve yeni nesil ticaret savaşları, gıda konusundaki bağımsızlığın ne kadar hayati bir mesele olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Bu anlamda, tarımsal üretimi desteklemek, çiftçiyi korumak, yerli tohumumuzu sahiplenmek; artık bir ekonomik tercih değil, bir vatan borcudur. Vatan nasıl sadece sınırlardan ibaret değilse, gıda da sadece rafa dizilmiş ürün değildir. Gıda, toprağın kimliğidir. Gıda, kültürün devamıdır. Gıda, geleceğin teminatıdır. Gıdasını kaybeden, iradesini ve bağımsızlığını da kaybeder. Gıda güvenliği olmayan bir milletin siyasi, ekonomik ve kültürel bağımsızlığı sadece bir yanılsamadan ibarettir.

2019 yılında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle Konya merkezli olarak kurulan Uluslararası Tarım Şehirleri Birliği, tam da bu gerçeğin bilinciyle hareket eden bir kuruluştur.

Birliğimiz çatısı altında, tarım ve gıdanın son derece stratejik öneme sahip bir sektör olduğu gerçeğiyle tüm ülkelerin ve şehirlerin birbiri ile etkileşim içinde bulunması ve sektöre olumlu katkı yapmak için gayret gösteriyoruz.

Tüm dünyadan üye şehirlerimiz arasında tecrübe paylaşımı, etkileşim, dayanışma ve yardımlaşma yaklaşımı ile ekonomik ve teknik alanlarda işbirliğini geliştirmek için çalışıyoruz.

Tarımsal gelişmeleri, akıllı tarım uygulamalarını takip ederek üyelerimizi bilgilendiriyor, üyelerden aktarılan somut projeleri değerlendirerek şehirlerimize katkı sağlıyoruz.

Şehir yönetimlerinin tarım alanında kurumsal kapasitelerinin geliştirilmesi için her türlü eğitimi ve araştırma imkanını sağlıyor; ulusal ve uluslararası hibe, fon, kredi ve benzeri kaynaklara ulaşmasında rehberlik ediyoruz.

Kuraklık, yoksulluk ve açlıkla mücadele gibi alanlarda korunmaya ve yardıma muhtaç insanlara yönelik çalışmalara destek oluyoruz.

Küresel iklim değişikliğine karşı çevrenin, su kaynaklarının ve toprak verimliliğinin korunması, geliştirilmesi ve toprağın çoraklaşması riskini önlemeye yönelik Ar-Ge proje çalışmalarına destek veriyoruz, iyi tarım uygulamalarını teşvik ediyoruz. Atıl arazilerin kullanılması, susuzluğu dayanıklı ürünlerin teşvik edilmesi önceliklerimiz arasında yer alıyor.

Başkanlığım boyunca bu çatı altında ortaya koyduğumuz faaliyetlerle ve tesis ettiğimiz güçlü iş birlikleriyle tarımsal üretimin yarınları adına çok önemli mesafeler kat ettik.

Kurduğumuz bu güçlü birliktelikle; ortak akıl, istişare ve dayanışma prensipleriyle hareket ederek, şehirlerimizin tarımsal potansiyelini en verimli şekilde değerlendirmeyi hedefledik.

Yürüttüğümüz tüm bu ortak çalışmaların; şehirlerimiz arasındaki iş birliğini artırdığına, karşılıklı tecrübe paylaşımını güçlendirdiğine şahit oluyoruz.

Ancak hedeflerimizi gerçekleştirmek için her zamankinden daha çok mücadele etmeli ve dayanışmamızı daha da güçlendirmeliyiz.

Günümüz dünyasında iklim değişikliği, su kaynaklarının azalması, tarım arazilerinin yok olması ve artan nüfus baskısı, gıda güvenliğini her zamankinden daha kritik bir hale getirmiştir.

Bu noktada bizlere düşen görev, tarımı modern tekniklerle buluşturmak, sürdürülebilir politikalar geliştirmek ve geleceğin tarım teknolojilerine yatırım yapmaktır.

Akıllı tarım uygulamaları, dijital dönüşüm ve yenilenebilir enerji kaynaklarıyla desteklenen bir üretim modeli, geleceğimizin teminatı olacaktır.

Bu kapsamda, ilkini 2022 yılında Konya’da, ikincisini 2023 yılında Samsun’da yaptığımız Küresel Tarım Forumu’nda küresel iklim değişikliğine karşı tarımın dönüşmesi, gıda arzının güvenliği, sürdürülebilir kentsel tarım, iklim göçü, sıfır atık gibi konuları ele aldık.

Kocaeli’de düzenlediğimiz “2. Yerel Yönetimler ve Tarım Çalıştayı”nda zengin ve fakir ülkeler arasındaki uçurumun giderek arttığı dünyamızda, güvenli gıdanın tüm ülkeler için erişilebilir kılınması konusuna dikkat çektik.

Yine, birlik olarak, başkanlığını önceki dönem Tarım Bakanlarımızdan Mehdi Eker’in yaptığı Tarımsal Strateji ve Politika Geliştirme Merkezi ile birlikte Ekim ayında Konya’da “Uluslararası Tarım Diplomasisi Forumu” düzenleyeceğiz. Bu toplantı da gıda krizlerinin gölgesinde kalan bir dünyada, Konya’nın ve ülkemizin çözümün ve diplomasinin odak noktası olması açısından büyük önem taşıyor.

Değerli konuklar;

Özellikle son birkaç yılda büyük bir teessürle takip ettiğimiz savaşlar ve katliamlar; birçok masum insanı hayattan koparmakta ve açlığa sürüklemektedir.

Bu kapsamda, gıda güvenliği, günümüz dünyasında yalnızca tarımsal üretimle sınırlı olmayan, aynı zamanda insanlığın temel haklarından biri olarak kabul edilen hayati bir meseledir.

Tarım şehirlerinin sorumluluğu, sadece kendi sınırları içerisinde üretimi artırmak değil, dünyanın dört bir yanında açlık ve yoksullukla mücadele eden insanlara umut olmaktır.

Ne yazık ki, bugün Filistin'de yaşanan soykırım, tüm dünyanın gözü önünde çocukların, ufacık bebeklerin, masumların katledilmesine sebep olurken, aynı zamanda temel gıda maddelerine erişimi de imkânsız hale getirmektedir.

Oradaki kardeşlerimiz, sofralarına ekmek koyamaz, temiz suya ulaşamaz hale gelmiştir.

Mevlana Hazretlerinin; “Tüm açlar doymadan doymaz oldum. Bütün çıplaklar giyinmedikçe harlı alevlerin karşısında üşüyorum” ifadesine kulak vererek, tüm insani değerlerimizi yeniden hatırlamalıyız.

Bu sebeple, tarım şehirleri olarak dayanışma ve üretim gücümüzü, sınırlarımızın ötesine taşımak, adaletli bir gıda dağılımı sağlamak mecburiyetindeyiz.

İnanıyorum ki bu toplantı, herkes için eşit ve adil bir dünya, daha yaşanılabilir bir gelecek adına umut olacaktır.

Saygıdeğer misafirler;

Bugün burada; insanlığın en kadim değerlerinden biri olan toprakla bağımızı yeniden tanımlamak, tarımın geleceğini birlikte inşa etmek için bir araya geldik.

Zira artık herkesin bildiği gibi, iklim krizi, gıda güvensizliği ve ekolojik yıkım küresel çapta ciddi bir tehdit olarak önümüzde duruyor. Bu krizler; modern dünyanın doğayla kurduğu ilişkiyi ne kadar bozduğunun ve insanın, kendisini doğanın hakimi değil bir parçası olarak göremediğinin acı bir yansımasıdır.

24 ülkeden 310 üyesi ile AgriCities – Uluslararası Tarım Şehirleri Birliği; şehirleri sadece tarıma hizmet eden değil, aynı zamanda tarım politikaları üreten, yön veren, geleceği şekillendiren yapılar hâline getirme idealine sahiptir.

Çünkü artık biliyoruz ki, tarım sadece kırsalın meselesi değildir. Tarım, şehirlerin de stratejik gündemidir.

Gıda güvenliğini sağlamak, iklim krizine karşı dirençli yapılar oluşturmak, yerelden küresele sürdürülebilir kalkınmayı başarmak için şehirlerin tarım vizyonuna ihtiyacımız var.

Ve biz, bu birliğin öncülüğünü Konya'nın kadim bilgeliği ve modern diplomasi becerisiyle yapıyoruz.

Sözlerimin sonuna gelirken, 10 bin yıldır bereketin toprakla, emeğin alın teriyle buluştuğu bu kadim topraklarda, hep birlikte daha güçlü bir gelecek inşa edeceğimize olan inancımı ifade etmek istiyorum.

Bu vesileyle, şehir dışından ve yurt dışından gelen tüm katılımcılara, tüm üyelerimize bir kez daha hoş geldiniz diyor, Uluslararası Tarım Şehirleri Birliği 3. Olağan Genel Kurul Toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum.

HABER MERKEZİ

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YEREL Haberleri