HAK-İŞ Konfederasyonu tarafından düzenlenen "Emek ve Su Paneli"nde konuşan Genel Başkan Mahmut Arslan, Türkiye’nin su yönetimi ve geleceği üzerine hayati açıklamalarda bulundu. Konuşmasında Konya Ovası’nın geleceğiyle ilgilide açıklamalarda bulunan Arslan, bölgenin kurtarılması için yapılması gereken yapısal değişikliklerin büyük bir ekonomik maliyeti olduğunu, bu durumun özel sektörü iştahlandırdığını vurguladı.
"KONYA OVASI’NI KURTARIRKEN ÖZEL SEKTÖRE KAPI AÇILMAMALI"
Arslan, Konya Ovası’nın tarımsal sürdürülebilirlik ve su sorununun çözüm beklediğini ifade ederek, "Konya Ovası'nın kurtarılması konusunda ürün çeşitliliğini değiştirmemiz, kuyuların kapatılması gerekecek. Yani başka yerlerden su getirmemiz gerekecek. Bunların her birisinde bir fizibilite yapılacak ekonomik maliyet var. Buralarda bir kısım özel şirketler devreye girebilir. 'Bize verin, bunu size şu kadar zaman satalım' diyebilirler." dedi.
Bu durumun büyük bir tehlike arz ettiğini belirten Arslan, suyun ticari bir mal değil, bir hak olduğunu söyledi.
"SU HEPİMİZİN ORTAK HAKKI"
Suyun ticarileştirilmesine karşı mücadelelerini sürdürdüklerini kaydeden Arslan, yer altı kaynaklarının korunması gerektiğini vurgulayarak, "Sadece kentlerdeki su satışının veya suyun değil, yer altı kaynaklarımızın da yine sınırı geçen sularımız da dahil hiçbirisinin özel sektöre verilmemesi gerekiyor. Çünkü su hepimizin ortak hakkı. Bu tehlikenin Sayın Cumhurbaşkanımız farkında. Piyasalaştırma baskısına karşı su kaynaklarımızı verimli kullanmak zorundayız." ifadelerini kullandı.
“İKİ BÜYÜK ŞİRKET PİYASAYI BELİRLİYOR”
Konuşmasında kaynak sularındaki tekelleşmeye de değinen Arslan, iki büyük şirketin piyasayı belirlediğini ve maliyeti düşük olan suların fahiş fiyatlara satıldığını öne sürdü. Arslan, "İnsanlar şebekeden akan suyu içemiyorsa, onlara sunduğunuz alternatif damacana suyunu 1 liraya mal edip 200 liraya satıyorsanız buna birilerinin 'dur' demesi gerekiyor" diye konuştu.
KAYNAK:AA