İşte Başkan Yel'in açıklamaları:
Konya Ovası bu yıl yağan yağmurlarla bir nebze nefes aldı. Çiftçinin yüzü güldü, toprak suya kavuştu. Ama çiftçinin içi rahat ediyor mu? Hayır. Çünkü Konya’da sevinç bile geçici, umut bile mevsimlik. Yağmur yağarsa üretiriz, yağmazsa kaderimize razı oluruz.
Peki, bu ova böyle mi yönetilmeliydi?
Yıllardır dilimizde aynı masal; Mavi Tünel geliyor, Konya kurtuluyor.
Yıllardır aynı cümleler, aynı vaatler, aynı törenler… Ama sonuç? Koskoca Konya Ovası hâlâ susuzlukla boğuşuyor.
Mavi Tünel bir proje olmaktan çıktı, adeta bir yılan hikâyesine döndü. Bitmeyen bir hikâye, kapanmayan bir dosya, çözülmeyen bir düğüm…
İktidar, 2000'lerin başından beri bu projeyi "müjde" diye pazarlıyor, umut tacirliği yapıyor. Hadimi Tüneli gibi kilit parçalar hâlâ 2026 sonu/2027'ye ertelenmiş durumda. Üstelik mesele sadece tünelin kendisi değil.
Konya’ya suyu taşıyacak ana bağlantı hatları nerede? Sulama kanalları ne durumda?
Ovaya ulaşmayan su, çiftçiye ulaş(a)mayan proje, kime yarar?
Bu gecikmeler, sadece teknik yetersizlik mi, mühendislik hataları mı? Hayır, bu apaçık bir siyasi başarısızlık, kaynakların yanlış yönetilmesi, iş bilmemezlik ve en önemlisi AK Parti iktidarının gündeminde çiftçinin olmaması…
Bugün çiftçi hâlâ yeraltı suyunu kurtuluş görüyorsa… Bugün obruklar ovayı yutuyorsa…
Ortada büyük bir başarı değil, büyük bir ihmal vardır.
Konya Ovası Türkiye’nin tahıl ambarı deniyor ama bu ambarın su ihtiyacı yıllardır çözülemiyor. Bu nasıl bir çelişkidir? Tarım stratejik deniyor ama strateji yok. Çiftçiye “üret” deniyor ama üretimin en temel girdisi olan su, hâlâ siyasetin dilinde bir vaat malzemesi.
Artık kimse kusura bakmasın; Çiftçi yalan rüzgârı ile sulama yapamaz. Çiftçi törenlerle ürün yetiştiremez. Çiftçi açıklamalarla toprağı doyur(a)maz.
Konya Ovası’nın ihtiyacı yeni bir slogan değil, gerçek bir su yönetimidir. Şeffaf bir takvim, suyun ovayla buluştuğu gerçek bir tarih… Sorumluluk alan, hesap veren bir idaredir.
Yağmur yağdı diye sevinmek güzel... Ama, bölgenin tarımı yağmura bırakılıyorsa, orada devlet aklı değil, hükümetin ihmalkârlığı konuşur. Konya çiftçisi artık masal değil, su istiyor. Artık vaat değil, sonuç istiyor ve bu sonuç, mevcut iktidarın elinde değilse, değişim zamanı gelmiştir.