Kaşıkçı elması dünyada eşi benzeri olmayan ve Topkapı Sarayında sergilenen büyüklüğü ile bütün dünyaca tanınan bir elmastır , hikayesi mi? Bir Balıkçı çamura saplanmış şekilde İstanbul’da bulunuyor onu gidip bir taşcıya üç tahta kaşığa satıyor o yüzden adı kaşıkçı elması olmuş soru şu üç tahta kaşığa satıldı diye değersiz mi? Çamur içindeydi diye değersiz mi ?Eğer elinizde bir elmas parçası varsa ,çıkardığı renkten mutlu değilsen sadece küçük bir açı değişikliğine ihtiyaç vardır,kimseyi bu gezegende değiştirebileceğin tek bir şey bakış açısı şu anda herhangi bir şey için acı çekiyorsa ey millet açını değiştir sadece yanlış anlamış olabilirsin asla değersiz değilsiniz çünkü yaratıcı seni yaratmaya layık bulmuş, seni bir sürü özellikle donatmış, size ait bir mühürle bu gezegene göndermiş bir parmak iziyle .Siz eşsizsiniz aynı parmak izi kimsede yok sadece size özel.Kendinizi değersiz hissettiğinizde parmak izinize bakın ve ne kadar değerli olduğunuzu hatırlayın. Ve bir gün biri sizide incitecek bir söz söylerse bilin ki Mevlana ‘nın dediği gibi sen sadece Aynasın .
Birine şunu yapma dediğimizde ne yazıkki onun yapmasını engelleyemeyiz zaten zihnimizin programıda buna aykırı , beyin -me , -ma ekini anlamıyor demektir. Zihin bir referans sistemine göre çalışıyor siz ona birşey düşündürmek için bir veri gönderdiğinizde bir sürü dosya açılır beyninizde bu en az ikiye indirilir evet mi ? Hayır mı ? dosya kısmına kadar iner. Örneğin ; biri size dikkat et düşme dediğinde o kişi düşer, bağırmayın deseniz yüksek sesle bağırmıyorum der çünkü beyin referans sistemine göre çalışıyor
yani düşmeme pozisyonuna geçmek için ilk önce düşüyor olmalı , bağırmama pozisyonuna geçmek için ilk önce bağırmalı zihin düz mantık çalışıyor.
Genellikle insanlar şöyle söylerler,hayatımda huzursuzluk istemiyorum, işsizlik istemiyorum, sorun istemiyorum bunlara karşı bende diyorum ki tamam bunlar istemediklerin şimdi bana neyi istediğini söyleyin .Çünkü biz istemiyorum dedikçe -me, -ma eki kullandıkça düz mantık algılıyor zihnimiz hadi bir deneme yapalım; Pembe puantiyeli elbise giymiş mor bir fil düşünmeyin , diyene kadar düşündünüz bile bu mantıklı o halde bizim ağzımızdan çıkanı kulağımız duyacak çünkü zihnimizin çalışma programı bu, doğru kararlar vermek için doğru seçimleri yapmak doğru hissetmek için neyi istiyorsak onu söylememiz gerekiyor. Yani zihin -me ,-ma ekinden pek anlamıyor düz mantık çalışıyordu ekleri kullanmaya gerek yok zihin tek bir şeye odaklanabiliyor. Aynı anda iki şeye birden odaklanamaz , tek bir şeye odaklanabiliyor. Örneğin siz araba kullanırken yada bulaşık yıkarken şarkı söyleyebilirsiniz yada dinlersiniz ik işi birlikte yaptığınızı düşünüyor olabilirsiniz ama zihin tek birine odaklanmış durumdadır. Bilgisayarda birşey araştırdığımızda pekçok sayfa açılır sonra iki sayfaya düşer en son tek sayfaya odaklanırız diğer sayfalar açık kalsa bile görünmez ve okunmaz aynı böyle .Yani düşüncelerimizde ya olumlu düşünceye yada olumsuz düşünceye odaklanmalıyız , hangisine odaklanmışsak karşımıza o çıkar bu hiç değişmedi
Örneğin akşam yemekte ailemize gün içinde yaşamış olduğumuz güzellikleri paylaşalım , mutlulukları paylaşalım zamanımız yok demeyin vakit ayırın sevdiklerinizle güzellikleri konuşmak için bu şekilde güzellikler tüm aile fertlerini bulur ve mutluluk oluşturur, arttırır neyi paylaşırsanız o artar karar sizin mutlu mu olmak istiyorsunuz ? Mutsuz mu ? Herşey iki dudağınızın arasında yaşamak istediğinizin seçimi sizin .Sevşliyorsunuz ki Yaradan dünyaya gelmeniz için sizi seçmiş size fırsat vermiş kıymetinizi bilin .
Charly Chepkin bir gün sahneye çıkmış bir espiri yapmış herkes gülmüş aynı espiriyi ikinci kez yapmış bir kaç kişi gülmüş üçüncü kez yapmiş hiçkimse gülmemiş neden aynı acıya herseferinde ağlıyorsunuz hiç mi akıllanmaz insan aynı seneryo aynı dert , aynı acılar , yüzyıllar boyunca tekrar tekrar hiç mi ders çıkaramadık , beynimiz , vicdanımız hiç mi ders çıkarmıyor daha iyi bir dünyayı herkesin hakettiğini düşünüyorum bunun için kişisel seçimlerimiz , kişisel davranışlarımız ve kuracağımız her ilişki altın değerindedir bu yüzden sorular sihir yaratır . Eğer ki daha kaliteli bir yaşam istiyorsak sorduğumuz soruları değiştirmeliyiz ki daha kaliteli cevaplar gelsin , Mevlana hazretleri diyor ki ;Sevgide güneş gibi ol yani herkese eşit ol güneş hergün doğuyor herkes için eşit mesafede ve diyor ki ;mevlana , dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol, engelsiz , oluruna bırak , doğalına bırak hataları örtmede gece gibi ol ,şirketleri , ülkeleri batırmak , arkadan konuşmak ,dedikodu yapmak , tevazuda toprak gibi ol , öfkede ölü gibi ol her ne olursan ol ya olduğun gibi ol , ya göründüğün gibi ol.Çok basit görünüyor değil mi? Peki başarabiliyormuyuz yada başarmak için neye ihtiyacımız var, önce kendine liderlik etmen gerekiyor çok iyi bir lider için zor zamanlarda ayağa kalkabilmeliyiz buna çok ihtiyacımız var.