Yaklaşık 7 yıldır ruh sağlığı alanıyla ilgiliyim. 4 yılım lisans sürecini, kalan 3 yılı da yüksek lisans ve çalışma hayatını kapsadı. Bu 7 yılda gördüğüm ve halen yadırgadığım bazı şeyleri okurlarla paylaşmak istedim.
İnsanoğlu var olduğundan beridir “İnsanın ne olduğu?” sorusu soruluyor; ancak halen çözülemiyor. Hoş, zaten çözülmesi de beklenmiyor ama ilerleme katedildiğini söylemek mümkün. Özellikle Freud ile başlayan bu serüven halen devam ediyor; ancak fark ettiğim şey şu ki, insanoğlu üzerinde yapılan araştırmalar, psikolojik ekoller geliştikçe ve yenisi ortaya çıktıkça, hastalıklar ve sorunlar daha da arttı. Bu durum, oldukça can sıkıcı bir düzeyde. Belki de çözmek için uğraştıkça daha da karmaşık hale getiriyoruz? Bunun sebebi ise çok basit aslında, bilgiye erişim tarihte eşi benzeri görülmemiş şekilde hızlı ama bir o kadar da karmaşık. Günümüzde yapılan bir araştırma veya psikolojiye dair yeni bir bakış açısı, çok kolay bir şekilde dünyanın dört bir yanına yayılabiliyor. Fakat öğrenilen bilgi, bunu henüz sindirmeye hazır olmayan kişiler için sakıncalı bir durum olabilir.
Günümüzde herkes uzaktan veya yakından psikoloji ile içli-dışlı bir durumda. Sokakta oyun oynayan çocukların ağzında “travma” kelimesi, ikili ilişkilerde yaşanan problemlerin ortaya çıktığı esnada çiftlerin diline pelesenk olan “bağlanma stilleri” kelimesi vesaire… Herkes ucundan kıyısından psikolojiye dair bir şeyler biliyor ama yarım yarım… Bu durum, insanları, olayları analiz ederken yanlış analizlere ve dolayısıyla yanlış çıkarımlara ulaşmalarına neden oluyor. Haliyle, gündelik yaşamlarında yıkıcı etkileri olabilecek olaylara maruz kalıyorlar. İşin enteresan olan tarafı ise şu: Bu bilgileri bilip, hayatımıza devam etmemize rağmen eskisinden çok daha az mutluyuz. Sevinçlerimizin içi boşken, hüzünlerimizin ve pişmanlıklarımızın içi çok dolu. “Keşkeler” havalarda uçuşuyor; fakat kimse, bir olumsuzluktan dolayı çuvaldızı kendine batırmıyor. Sadece karşı tarafı suçlayıp, içini rahatlatıp yoluna devam ediyor. Adeta psikolojik bir yozlaşma durumu yaşadığımıza inanıyorum artık. Ve korkarım ki bu iş, düzeltilebilecek boyutları çoktan aşıp kontrol edilemez bir hale geldi.
Bütün bunların ışığında şunu söylemek istiyorum: İnsanoğlu göründüğünden çok daha karmaşık. Bu yüzden, özellikle sosyal medyada duyduğunuz bazı psikolojik kavramlarla hayatlarınıza yön vermeyi bırakın artık; çünkü çok yanlış yoldasınız. Ne derler bilirsiniz: “Yarım doktor candan, yarım hoca imandan eder.” Yazımın başında da söylediğim gibi, 7 yıldır bu işin içerisinde olan ben bile insanlar hakkında yorum yapıp peşin hüküm vermeye korkarken, insanların birbirine bu kadar kolay tanı koyup, sonuca varmaları korkutucu bir savunma mekanizması haline gelmedi mi?