İnsan neden veya neyden korkar? Kimden korkar? Ne zaman cinler ile ilgili bir konuşma yapmam gerekse ortamda bulunan herkesin yüzünde biraz korku biraz merak görüyorum. Konunun sonuna geldiğimizde ise çokça soru işitiyorum. İnsan yapısı gereği her şeyi duymaya veya görmeye güç yetiremeyen bir varlıktır. Haliyle de bilinmeyeni kendi varlığı için bir tehdit olarak algılar ve bu belirsizlik ona korku verir. Özellikle geçmiş anlatılara bakıldığında karşınıza mutlaka bir cin hikayesi çıkacaktır. Bazı yörelerde bu varlıkların isimlerini bile anmaktan çekinen insanlara rastlarız. Peki başka neler korkutur insanı? Mesela gece vakti bir sokakta yürürken aniden karanlıkta kalsanız adımlarınız hızlandığı ve gideceğiniz yere acele bir şekilde ulaşmaya çalıştığınız anda aklınızdan bin bir türlü düşünceler geçerken yanınızda bir kedicik bağırıverse ne yaparsınız? Peki ya bu karanlığın içindeki bir kedi değil de sizin arkanızdan gelen biri olsa ve siz hızlandığınızda hızlanıp yavaşladığınız zaman o da yavaşlasa tedirginlik duyar mıydınız?
İşte böyle anlar için mümin kulun çok güzel iki silahı vardır. Birisi Felak Suresi diğeri ise Nas Suresi. Siz bu sureleri okuduğunuz zaman aklınıza gelecek bütün kötülüklerden Allah’a sığınmış olursunuz. Felak Suresi “Sığınırım sabahın Rabbine karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden.” Ayetiyle başlar. Gecenin karanlığı dünyanın üzerini örttüğünde vücut olarak ve beden olarak yorgunluğun çöktüğü bir zaman dilimi gelir. Tanıdığımız şeylerin bile yabancı hissettirdiği zamanlar vardır. Tüm bunların içinde gecenin de gündüzün de bir sahibinin olduğunu hatırlamak insana nasıl hissettirir? Bununla beraber ikinci ayette yarattığı şeylerin şerrinden de Rabbimiz olan Allah’a sığınmış oluruz. Burada akla şu soru gelir; Yeryüzünde Allah’ın yaratmadığı herhangi bir şey var mı? Gücü Allah’ın gücünün üzerinde bir varlık var mı? Yine aynı surenin devamına baktığımız zaman düğümlere üfleyen üfürükçülerin şerrinden ve kıskandığı zaman kıskanç kişinin şerrinden Rabbimize sığınarak korunmuş olursunuz. Herkesin falancaya huzuru kaçsın diye büyü yapılmış filanca sevdiği kişi kendisini sevsin diye büyü yaptırmış cümlelerini duymuşluğu vardır. Cahiliye Dönemi’nde büyücüler iplere düğümler attıkları için ayette bu şekilde zikredilmiştir. (Kur’ân Yolu, V,721) Peygamberimiz (sav) büyüyle uğraşmayı kişiyi helak eden yedi şey arasında zikretmektedir. (Buhârî, Vesaya,1194) Siz bu sureyi okuduğunuzda size denk gelebilecek bu tür kötülüklerden de Allah’a sığınmış oluyorsunuz.
Nas Suresi’ne baktığımız zaman ise kalplere vesvese veren sizi kötülüğe sevk etmeye çalışan her türlü varlığın şerrinden Allah’a sığınmış olursunuz. İnsan kalbime ne vesvese verebilir sorusunun cevabını ise aslında her gün ve her an ellerimizde olan cep telefonlarında akşamları çoğu evde açık olan TV de bulabiliyor. Gözlerinin kendinde olmayanı arzulamaya başlaması maalesef insanı bir kaosa hatta doyumsuzluğa sürükleyebiliyor. Kalbe dünyalık sevgisi düştükten sonra ise insan farklı amaçlara yönelebiliyor ki bunların içinde helal yoldan elde ettiğiniz rızıklarınızı bahis, kumar, faizli alışveriş işlemleri gibi yollarla harama çevirme ihtimali doğuyor. Dolayısıyla hiç farkında olmadan basit olarak gördüğümüz bir hareketten beklemediğimiz sonuçlar doğabiliyor.
Özetleyecek olursak size zarar verecek nesnelerin şerrinin size ulaşmasından korkabilirsiniz. Kalbinizde dünya sevgisinin açabileceği doyumsuzluktan, umutsuzluğa kapılmaktan korkabilirsiniz. Sizi her şeyden koruyan Rabbinizi unutmaktan korkabilirsiniz. Peygamberimiz (sav,) sahabeden Abdullah İbn Hubeyb’e, "Akşam ve sabah olunca İhlas, Felak ve Nâs surelerini üçer kere oku, onlar her şeye karşı sana yeter." buyurmuş (Tirmizî, Deavat, 117) Sizlerde korktuklarınızın şerrinden yeryüzünün hakimi olan Rabbimizde sığınabilirsiniz. Tekrar görüşene değin selametle kalın…