Tribünleri coşturan ve 90 dakika boyunca takımı destekleyen amigo, futbol kültürünün en dikkat çekici figürlerinden biridir. İspanyolca kökenli olan amigo kelimesi "arkadaş" anlamına gelir. Türk futbolunda ise taraftarı yönlendiren, tezahüratları başlatan ve tribüne ritim veren kişiler için kullanılmıştır. Özellikle 1960'lı ve 1980'li yıllar arasında amigolar, tribünlerin adeta görünmeyen şefleri olmuşlardır.
Amigolar, ellerindeki megafonlarla, flamalarla veya sadece el ve vücut hareketleriyle bütün tribünü tek bir ağızdan bağırmaya yönlendirerek hem takımı motive etmiş hem de stadyumda bir bütünlük sağlamıştır. Stadyumdaki insanlar tek bir insanın kolunu kaldırmasıyla hep birlikte aynı marşı söylemeye başlıyor. Bu bir düzen, bir yönetim, bir “orkestra şefliği” işidir. Türkiye’de buna genelde “amigo” ya da bugünkü adıyla “tribün lideri” deniyor. Türkiye’de amigoluk bir erkek işi ve futbol kulüpleri üzerinden tanınırken milli takım düzeyinde seyirciyi coşturan milli amigo Birol gündemde olmuştur. Amigo Birol Ertan 1970’li yıllarda milli maçlarda görev yapan çok meşhur birisidir. Amerika’da ise amigo takımları ve kız amigo ekipleri yaygındır.
Peki bu iş nereden geliyor ve tribünü gerçekten kim yönetiyor? Türkiye’de organize tribün liderliğinin öyküsü, 1965’te kurulan Eskişehirspor’un tribünlerinde başlıyor. Orhan Erpek adlı bir taraftar, zamanla “Amigo Orhan” adıyla tanınan, Türk futbol tarihinin ilk tribün liderine dönüşüyor. Amigo Orhan’ın en büyük mirası, o zamana kadar sadece gol anında bağıran Türk seyircisini, maç boyunca sürekli tezahürat yapan organize bir tribüne dönüştürmesiydi. Kartonlarla yapılan görsel şovlar, ilk koreografiler ve ilk tribün bandosu gibi pek çok “ilk”, onun öncülüğünde Eskişehirspor tribünlerinde ortaya çıktı. (https://citliyo.com/amigo-kulturu-tribunu-yoneten-o-kisi-kim/)
Bir zamanlar bu şehrin iki güzide futbol takımı vardı. Konyaspor ve Konya İdmanyurdu takımlarının saha ve tribün liderleri vardı. Konya'da her iki takımın arasında tatlı bir rekabet vardı. Konya’da futbol bir tutku olup, heyecanla her hafta maça giden taraftarları, tribünleri coşturan Baba Köse ve Kemal abi gibi efsane amigoları vardı. O vakitler özel taraftar grupları yoktu. Amigo etkinliği fazla idi. Her takımın stadın ortasında el kol ile taraftarı yönlendiren veya kapalı ve açıkta birbiriyle iletişimi olan amigolar maç öncesi ve maç içinde taraftar takımı motive etsin diye maç boyunca çalışır idi.
1970’li yıllarda her iki takımında alt yapıdan oyuncu yetiştiren genç takımları vardı. Stadspor, Selçukspor, Araplar spor, Kültür spor, Ereğli spor ve Etibank Alüminyum, Sarayönü spor gibi takımlardan veya Karatay lisesi takımından yetişip her iki takımda da forma giyen değerli futbolcular vardı. Önce forma aşkı ve amatör ruh ön planda idi. Maddi kazanç sonraki planda gelir idi, hatta yok denecek kadar idi. Tatlı bir rekabet vardı. Eski Konya futbol kültüründe amigolar kadar takımlara hayat veren namlı taraftarlar da vardı. Konya İdmanyurdu ile Konyaspor arasındaki tatlı rekabetin yaşandığı yıllarda; Konya'nın tanınan simgelerinden Miço Mustafa Saldı İdmanyurdu'nun taraftarıyken, Teccal İhsan Atasgun ise Konyaspor'un tribündeki en büyük koruyucularından biriydi.
Konya spor tarihi itibarıyla en eski futbol kulübü 1922'de kurulan Konya Gençlerbirliği spor ve 1923 yılında kurulan Konya İdmanyurdu takımıdır. Konyaspor ise Konya Gençlerbirliği ile Meram spor ve Çimento sporun birleşmesi ile 1965 yılında kuruldu. O yıl 2. lige katıldı. Konya İdmanyurdu ise 1970 yılında 3. ligde şampiyon olarak 2. lige yükseldi. Her iki takım uzunca zaman ayrı gruplarda mücadele ettiler. 1980-81 sezonunda aynı grupta oynadılar. Konya İdmanyurdu o yıl 3. lige düştü. 12 Eylül sonrası ise ihtilal yönetimi ve kamuoyu baskısı ile iki takımın birleşmesi için çalışmalar yapıldı. 1981 yılında Konyaspor ismi ve İdmanyurdu renklerine göre yeni ve bugünkü Konyaspor kuruldu. Tarihçe olarak 1922 yılı ilk kuruluş tarihi olarak belirlendi.
Konyaspor'un efsane amigosu Baba Köse lakaplı amigo Hüseyin Çağlayan iken Konya İdmanyurdu takımının amigosu ise Kemal Özçöyden idi. Konyaspor’un efsane amigosu Hüseyin Çağlayan’ı tanıyalım. Konya’da 1938 yılında doğdu. Ancak, doğum tarihi nüfus kağıdında 1941 olarak yazılmıştır. Gazi İlkokulunu bitirdi. Köy Hizmetleri’nden 1988 yılında emekli oldu. Üç erkek çocuğu vardır. 03.11.2024 günü vefat etmiştir. Baba Köse, tam bir Konya sevdalısı ve Konyaspor aşığıydı. Bir o kadar da centilmen adamdı. Siyah-beyazlı Konyaspor'a aşıktı. Ama Konya İdmanyurdu'na da toz kondurmazdı. Kendisiyle yapılan bir röportajda spora ve amigoluğa nasıl gönül verdiğini anlatır:
“1955 yılında Zaferspor’ u kurduk. Başkan İsmail Çapar’dı. Benim görevim malzemeciydi. 2 yıl boyunca çalıştım. Spor yapmadım, ama bir spor sevdalısıyım. Zaferspor’ dan sonra bir yıla yakın süreyle Gençlerbirliği’nde, 2 yıla kadar da İdmanyurdu’nda ocakçı ve koyu bir taraftar olarak görev yaptım. Askere de İdmanyurdu’ndan gittim. Konyaspor’da 1965-77 yılları arasında, 12 yıl amigoluk yaptım. Bununla birlikte taraftarlar olarak Konyaspor’u iç saha maçları kadar deplasman maçlarında da uzun yıllar yalnız bırakmadım. Konya futbolu eskiden daha kaliteli ve zevkli geçerdi. Maddi konu gündemde olmazdı. Futbolcular amatörce oynarlardı. Bir öğle ve akşam yemeğine futbol oynarlardı. Konyaspor ve İdmanyurdu ile birlikte amatör maçlarda aynı kalitede geçerdi. Tribünler tıklım tıklım dolardı. Dahası futbolcular Konya aşkıyla, forma aşkıyla oynarlardı. Canlarını dişlerine takarak mücadele ederlerdi. Şimdilerde ise maddiyat ön plana çıktı.” Demektedir.
Konya İdmanyurdu ile özdeşleşen isimlerden biri de Amigo Kemal Özçöyden’ dir. Konya İdmanyurdu coşkusu içinde yaşayan bu yüzden sevdiği renklerin amigoluğunu uzun süre yapan bir spor gönüllüsüdür. 1934 yılında Bozkır Ahırlı’da doğmuş ve 2023 yılında vefat etmiştir. Amigo Kemal’in Konya İdman Yurdu aşkı 10 yaşında başladı ve 1980’li yıllarda Konyaspor ile İdman Yurdu takımları birleşene kadar devam etti. Hayatının ilerleyen evresinde esnaflık yaptığı için Çaycı Kemal olarak da insanımızın hafızasında yer etmiştir. Üç kız çocuğu bulunmaktadır. Vefatından önce verdiği bir röportajda ““Yemedik, içmedik İdman Yurdu aşkıyla İdman Yurdu’nu ayakta tutmaya çalıştık. Herkes gider taraftarlar baki kalır. Gerçek şampiyon taraftardır” demiştir.”
O yıllarda amigolar dışında tribünleri heyecanlandıran bir de rahmetli Derviş amca vardı. Veteran atlet ve deli lakaplı Derviş amca vardı. Derviş Seğmenoğlu Konya Atatürk stadyumunda her maçtan önce futbolcular ısınırken veya devre arasında eşofman takımı ile görülürdü. Eşofmanlı veya şortlu olarak atletizm pistinde birkaç tur yürürdü. Bazen hafif koşular yapardı. Tribünleri selamlar kendisine yapılan destek tezahüratlarına veledroma çıkarak eliyle karşılık verirdi. Hatıralarını yad ettiğimiz bu iki değerli sporsever dışında amigo merhum Mehmet Yılmaz (Deli Mehmet), İbrahim Apalı, İsmail Altınışık, Ertan Soğancı gibi günümüz tribün liderleri bulunmaktadır.
Modern tribün liderliği artık tek bir kişinin megafonla bağırmasından çok daha karmaşık bir organizasyon. Büyük kulüplerde artık pek çok tribün grubu var, her birinin kendi lideri ve kendi hiyerarşisi bulunuyor. Tribün argosu sözlüğümüzde bahsettiğimiz “amigo” terimi, günümüzde daha çok “tribün lideri” olarak anılıyor. Çünkü kavram artık sadece tezahürat yönetmekle sınırlı değil, koreografi organizasyonundan deplasman lojistiğine kadar geniş bir sorumluluk alanını kapsıyor. Sosyal medyanın yükselişiyle birlikte tribün liderlerinin etkisi de stadyum dışına taştı; pek çoğu artık binlerce, hatta milyonlarca takipçiye sahip sosyal medya hesapları üzerinden de taraftarla iletişim kuruyor.
Güzel günler ve iyi insanlar bir yönüyle mazide kaldı. Futbol sahalarının lideri olan ve taraftarı coşturan insanlar yalnızca tribünleri yöneten amigolar değildi; Konya futbolunun hafızasını, heyecanını ve vefa duygusunu temsil eden kuşağın son simgeleriydi. Konya’ da futbol sevdası uğruna iz bırakan bu insanları hatırlamak bizler için müşterek bir vefa borcudur. Konyaspor amigosu merhum Hüseyin Çağlayan ve Konya İdmanyurdu amigosu merhum Kemal Özçöyden başta olmak üzere vefat edenlere Allah rahmet eylesin.