Konya türküleri gönül telimizi titreten muhabbet kaynağıdır. Konya barana ortamı ve muhabbeti Türkmen saz geleneği ile Mevlevi dergâhı saz ve söz müziğinin bir harmanı olarak ortaya çıkmıştır. Hareketli kaşık havaları ile birlikte seferberlik türküleri ve ağır eserler ile Konya halkının duygularına tercüman olan bir repertuar vardır. Kültür bir anlamlar paylaşımıdır ve sosyal çevreye bağlı gelişen olayların yorumlanmasına bağlı olarak şekillenir. Müziği bir sembol, kültürel bir işaret olarak gören müzikoloji çalışmaları da her müziği kültürel bağlamında incelemektedir. Müzik, toplumun kültürel kodlarını barındırır ve toplumda farklı işlevlere sahiptir. Çeşitli kültürel etkinlikler çerçevesinde farklı işlevler kazanan müzik, toplumun birlikteliğini ve kültürel devamlılığını sağlar.
Konya baranalarında insanları bir araya getiren ana unsur müziktir. Bir başka deyişle baranayı oluşturanların en belirgin ortak noktası Konya türkülerine olan sevdalarıdır. Baranaya katılanlar, toplumdaki konumları her ne olursa olsun eşit bir statü taşırlar. Bu çerçevede, barana mensuplarının birbirlerine hürmette kusur etmemeleri ve saygı-sevgiye dayalı bir hiyerarşi içinde gecelerini renklendirmeleri, düzenleyicilerin de başlıca arzusudur. Musiki meclisleri müzisyenler kadar dinleyicileri de kapsar. Bu bağlamda bir yönüyle; esası terbiye, karşılıklı saygı, sevgi ve paylaşım olan bir gruplaşma olarak da tanımlanabilir. (https://www.konyapedia.com/makale/553/barana)
Konya ili, Türk Halk Müziği külliyatı açısından oldukça zengin bir kaynaktır. Selçukluların başkenti olan bu şehirde türkülerin temelleri, kopuzlu ozanların şölenlerde ve savaş yerlerinde okudukları müzikli erlik destanları ile atılmıştır. “İşte bu ozanlar Oğuz halk musikisinin temsilcileriydiler ve şimdiki âşıklar da o asırlık halk tınılarının yolunda yürümektedirler. Bu coğrafyada yaşayan insanlar hislerini, meramlarını, hikâyelerini, zorluklarını ve günlük yaşamlarını “Konya Türküleri” ile ses ve nefese dönüştürmüşlerdir.
Barananın toplanacağı eğlence mekânı önceden erkek konuklara uygun bir biçimde hazırlanır. Konuklar, müzik icra edilirken konuşmazlar. Konuşanlar hoş karşılanmadığı gibi baranadan dışlanır. Müzisyenler bir usta-çırak ilişkisi içerisinde hareket ederler. İcra sırasında sazıyla eğlenceyi yönlendiren solist, bir yönetmen üslubuyla gösterimi/icrayı yönlendirir. İcra edilen türkülerde “doğaçlama”nın etkin olduğu görülür. Barana toplantılarında doğaçlama yöntemiyle oluşturulan türküler, Konya türkülerinin üslup özelliğini taşımakta ve barana kültürünün önemli ürünleri olarak kabul edilmektedir. (Doç. Dr. Ali Yakıcı, Somut Olmayan Kültürel Mirasın Somut Mekânı: Konya Barana Odaları, Millî Folklor, 2010, Yıl 22, Sayı 87)
Türküler hem güftelerindeki derin anlamlar hem de müzikleriyle milli folklorumuzun manevi temellerini taşımaktadır. Anadolu’nun orta yerindeki “Konya Türküleri” nin güfteleri, Türk âşıklarının kişisel duygularının yanı sıra, zamanının toplumsal yargılarından, toplumsal algılarına kadar kültürel birçok gerçeği aktarmaktadır. Osmanlı döneminde ve erken cumhuriyet döneminde türkü derleme çalışmaları yabancı müzikologlar tarafından ve Dar-ül Elhan isimli musiki mektebi tarafından yapılmıştır. (https://konyabakis.com/yerel/konyalim-turkusu-kulturel-mirasimizin-sesidir-24733h)
Hareketli Konya türküleri ülke düzeyinde yaygınlık kazanmış ve popüler olmuştur. Ülkemiz dışında yaygınlık kazanan türkülerimiz vardır. Konyalım türküsünün ünü ülke sınırlarını aşmış ve global ölçekte bilinen bir Konya türküsü olmuştur. Konyalım türküsü global olarak Balkanlarda, Avrupa, Asya ve Amerika’da çalınıp söylenmektedir. Modern orkestralar tarafından enstümantal olarak icra edilmektedir. Youtube üzerinden araştırıldığında Yunanistan, Almanya, Hollanda, gibi ülkelerde Konyalım türküsüne rastlanılmaktadır. Konyalım türküsü yerli birçok orkestra grubu tarafından aranje edilmiştir. 1970’lerde Almanya’da Werner Müller orkestrası ve Ferdi Klein orkestrası tarafından da modernize edilerek seslendirilmiştir. 2021 yılı Eurovision şarkı yarışmasına katılan Azerbaycanlı Mata Hari isimli şarkıcının eserinin nakarat kısmında Konyalım ezgisi kullanılmıştır. Son uyarlamalardan birinde ise Koo Shin Moon isimli Fransız ikilisi tarafından Konyalım türküsü elektronik müziğe uyarlanmıştır.
Konyalım türküsünden sonra “Şu Silleden Gece Geçtim” türküsü de ülke düzeyinde yaygın olarak bilinen ve seslendirilen ikinci türküdür. Konya peşrevi, Aslan Mustafam, Konya Kabağı, Elmaların Yongası, Konya Develisi, Saffet Efendi, Fırın üstünde Fırın gibi türküler yine ülke düzeyinde tanınan ve seslendirilen türkülerimizin başında gelmektedir. Rahmetli Mazhar Sakman, Ahmet Özdemir ve Rıza Konyalı ülke düzeyinde en çok tanınan mahalli sanatçılarımız olmuştur. Günümüzde ise Nuri Cennet, Saim Kayhan, Ramazan Koyuncu, Hasan Genç, Fatih Çinioğlu gibi ismi bilinen veya bilinmeyen sanatçılarımız bu kültürü yaşatmaktadırlar. Bu vesileyle Konya müziğine hizmet etmiş ve vefat etmiş cümle mahalli sanatçılarımıza Allah rahmet eylesin.
Başlıkta geleneksel Konya Baranası ortamı bir muhabbet ortamıdır demiştim. Bu anlamda Konya mümbit bir ortamdır. Gelişen ve değişen koşullar doğrultusunda barana ortamı yaşatılmaya devam etmektedir. Saz ve söz ehli insanlar bir araya gelmektedir. Konya deyimiyle kafa dengi insanlar bir araya gelmektedir. Konya Baranası demek dertleşmenin, sohbet etmenin ve türkülerin eşliğinde hayatın yorgunluğunu geride bırakmak demektir. Son yıllarda birden fazla Konya barana gecesine katıldım. Bu ortamda baranaya ev sahipliği yapan kişi misafirleri ağırlamaktadır. Barana sahiplerinin evleri mahale insanlarının veya çevredeki insanların rahatsız olmayacağı müstakil bahçeli evlerdir. Programlar başlamadan önce yemek ikram edilmesi, mevsimine göre arabaşı ikram edilmesi, etliekmek yenilmesi bir gelenektir. Kış günlerinde musikiye verilen aralarda pişmaniye çekilmesi geleneği de yaşatılmaktadır. Aralarda çay içilmesi ise vazgeçilmez bir rutindir. Saz heyetinin içinde en deneyimli veya yaşlı kişisi sohbete ve müzik icrasına yön vermektedir. (https://konyabakis.com/yerel/konyada-ustalardan-barana-muhabbeti-30980h)
Konya barana oturaklarında yalnız hareketli kaşık havaları değil, hüzünlü eserlerde söylenmektedir. Bu programlarda barana ekibi otantik Konya türkülerini icra ederken müziğin akışına göre güncel eserleri de seslendirmektedir. Sohbete katılanların istekleri doğrultusunda popüler türküleri ve şarkıları da icra etmektedirler. Hareketli parçaların yanında ağır ve hüzünlü eserlerde söylenmektedir. Özellikle birinci Dünya savaşı ve seferberlik zamanı yakılan Menteşeli türküsü çekilen sıkıntıları anlatan sözleri ile çok manidardır. Ziya Gökalp'e 'e ait “şehit haremi” başlıklı türkü yine sık seslendirilmektedir. Son zamanlarda çok istek alan bir türkü ise Balkan faciası üzerine yakılan bir uzun hava türküsüdür. Filozof Rıza Tevfik Bölükbaşı tarafından bir annenin seslenişini ve feryadını dile getiren "Şu Yüce dağları duman kaplamış" türküsü insanı o günlere götürmektedir. Sözleri ile gönül telini titretmekte insanımızın çektiği sıkıntılara tercüman olmaktadır. Yine sözleri Rıza Tevfik Bölükbaşına ait “uçun kuşlar uçun” türküsü gurbet ve hasret duygularını yansıtmasıyla dikkatimi çeken bir türküdür.
Mahalli müzik yapan sanatçılarımız Konya türküleri ve musiki hayatına can veren insanlardır. Konya mızrabını yaşatan birçok usta sanatçı Konyalı insanların düğününe, kınasına, çetnevirine, semah programına bir selam hatırına katıldılar. Sadece dostluk adına ve bazen bir garibanın mutlu gününe katkı vermek için bir araya gelip türkü çağırdılar. Maddi çıkar beklemeden bir araya gelip türkülerini söylediler. Konya barana geleneğini yaşatan birçok değerli mahalli sanatçı vefat ederek, kimseler duymadan aramızdan sessizce ayrıldılar. Bu yüzden saz ve söz olarak barana meclislerinde Konya’nın musiki kültürünü icra eden ve bu mirasını yaşatan sanatçıları desteklemek ve korumak gerekir.
Bu kültürü yaşatan insanların gelecek kuşaklar tarafından bilinmeleri için isimlerini yaşatıcı kurum ve kuruluşlar olması gerekir. Konya valilik binasında açılacak olan Konya Kent müzesinde mutlaka bir Konya folklorü ve türküleri bölümü olmalıdır. Kent müzesinde yerel musiki ortamını tanıtmak kamuyu için önemli bir adım olacaktır. Bu sayede Konya müziğine hizmet etmiş müzik insanlarına vefa gösterilmiş olacaktır. Bu bölümde özellikle bir Konya barana geleneği ve türküleri bölümü açılmalıdır. Burada geçmişten bugüne Konya türkülerinin ve mahalli sanatçılarının bir portre galerisi olmalıdır. TRT repertuarına girmiş kaynak kişiler ve mahalli sanatçıları tanıtan bölümler olmalıdır Konya barana kültürüne emek vermiş müzisyenler, enstrümanlar, işitsel ve görsel materyaller yer almalıdır. Dijital müzecilik anlayışı ile taş plak ve kaset arşivlerine yer verilmeli ve görüntülü kayıtlar izlenebilmelidir.
Kent müzesinde Konya barana kültürüne yer vermenin yanı sıra üniversitelerimizde Konya mahalli türküleri araştırma ve geliştirme ile ilgili çalışmalar yapılmalıdır. Konya Büyükşehir Belediyesi ve İl Kültür Müdürlüğü himayesinde Konya Barana Geceleri ismiyle mahalli sanatçılar tarafından verilen konser programları yapılmalıdır. Urfa, Elazığ, Adıyaman, Malatya vb. şehirlerde yapıldığı gibi Konya içinde ve dışında Konya folklor ve musiki geceleri yapılmalıdır. Konya mistik müzik festivali programlarında Konya barana gecesi programlarına da yer verilmelidir.
Konya müziği, kültürü ve sohbet adabı kuşaktan kuşağa Konya barana gecelerinde ve türkülerinde yaşatılmaktadır. Konya mızrabı denilen saz vuruş tekniği Türkiye genelinde bilinen ve meşhur olmuş bir saz çalma tekniğidir. Konya merkezinde ve ilçelerinde yapılan bu barana geleneği Konya’mızın ve Türkiye’nin hakiki müzik değeridir. Konya barana ortamı geçmişte olduğu gibi gelecekte de muhabbete vesile olmaya devam edecektir.
Fatih ÇİNİOĞLU-İbrahim UĞUR (Çuhacıoğlu Peşrevi) https://www.youtube.com/watch?v=ECNYfR9W140