Şehirde yaşayan insanlar için kolektif hafızada yer eden bazı mekanlar varlığını kendileri ortadan kalksa da sürdürürler. Kent belleği denilen şey zamanlar ve mekanlar üstü bir köprü demektir. Bu mekanlar mimari ve tarihi özelliği olmayan bir otobüs durağı ismi olabileceği gibi tarihi bir eser, bir türbe, çeşme veya bir işyeri olabilir. Konya’da kolektif hafıza noktasına örnek otobüs durağı olarak en iyi örnek Alaaddin otobüs durağıdır. Burayı kimse Zafer tarafı veya Karatay tarafımı diye düşünmez. Doğrudan Teksas durağı diye bilir ve tarif eder. O alanda daha önce 1950-1990 yılları arasında aktif olan bir eğlence yerinin ismi üzerinden yıllar geçse de insanların hafızalarında hatırlanmaktadır.
Mevlâna dergâhı ve civarı için kullandığımız türbe önü tanımlaması aynı kent belleğinin yansımasıdır. İşyeri olarak akılda kalan yer neresidir derseniz yazımıza konu olan Fenni Fırın ilk akla gelen yerdir. Bu ekmek fırını Konya’da birçok fırın olmasına rağmen ta çocukluğumdan beri biliyorum ki insanların dilinde ve hafızalarında yer etmiştir. Fenni Fırın 1985’lerde yol ve imar çalışmaları kapsamında ortadan kalkalı 41 yıl geçmesine rağmen kent hafızasında canlı bir yer olarak yaşamaya devam etmektedir. Yine Araplar çeşmesi tarihi bir çeşme ve su içilen yer olmaktan öte insanların buluşma noktası ve yol tarif noktasıdır. Hatta Araplar mahallesi denilince ilk akla gelen şey Araplar çeşmesidir.
Fenni Fırın Aziziye camisi önünden İsmet İnönü ilkokulu istikametine giden eski İstanbul caddesi ile Kumköprü caddesinin kesiştiği köşe başında idi. Halen Çaputçu Diğin caminin ön tarafındaki boşluktaki yerde kaldırılmış olan meşhur Fenni Fırın vardı. 1926 yılında yapılan fırın Konya belediyesi tarafından Alman bir firmaya verilerek taşeron Macar bir firmaya yaptırılmıştır. 1927 yılında hizmete girmiştir. İsminin "fenni" olması tamamen makinelerle un karılması, hamur yoğrulması ve fırında pişirme yöntemi olarak elektrikli sistemle çalışması nedeniyle verilmiştir. Fenni Fırının bulunduğu noktada aslında bir medrese bulunmakta idi. Osmanlı döneminde Özdemirli Uzun Hoca medresesi olarak bilinen medrese Özdemirli medresesi 1924 yılı sonrasında kapatılmıştır. O yıllarda ihtiyaç fazlası görülerek imar ve yol gerekçesiyle yıkılmıştır.
Fenni Fırın Almanya’da anlaşmaya varılan bir firmaya sipariş edildi. Fırınla ilgili aletler, 584,5 İngiliz lirasına satın alınarak Konya’ya getirildi. Macarlar tarafından 300 metrekare alan üzerine kurulan fırın 11.009 liraya mal oldu. Ekmeğin 240 derecede piştiği fırında sekiz saatte üç bin ekmek çıkıyordu. Fırın, o yıllarda Konya’nın ekmek ihtiyacının beşte birini karşılıyordu. İki ekmek ve bir pasta pişirme olmak üzere üç bölümden oluşan fırın, yontu taştan tek katlı olarak inşa edilmişti. (https://www.konyapedia.com/makale/1518/fenni-firin)
Fenni fırının ekmek kalitesi Konya ve ülke düzeyinde bilinen bir marka olmuştur. Ramazan ayında çıkarılan pidesinden almak için insanlar Fenni Fırın önünde sıraya girerlerdi. Ortaokulda okurken o civarda oturduğumuz için Fenni fırından defalarca alışveriş yaptım. 1975'li yıllarda Ramazan ayında ben de birçok kez fenni fırın önünde meşhur ramazan pidesi almak için sıraya girdim. 1930’lu yıllarda Konya’da kara fırın veya taş fırın denilen fırınlarda ekmek pişirilip satılması Hıfzıssıhha kuralları ve hijyene aykırı olduğu yasaklanmıştır. Eski ekmek çıkaran kara fırınlar sadece simit fırını olarak çalışmışlardır. Konya’nın ekmek ihtiyacını karşılamak için 1950'li yıllarda Cumhuriyet ekmek fırını ve Yatağanlı fırınları ekmek fabrikası modern düzeneğiyle hizmete girmiştir.
Fenni fırın ile ismi özdeşleşen bazı insanlar vardır. Bunlardan biri Ermeni asıllı Hayk Ekmekçigil’dir. Onun “Ekmekçi Hayık” lakabıyla Konya’nın sevilen tiplerinden biri olması Fenni Fırın dolayısıyladır. 1940’lı yıllarda Ağazadeler’den Ata Koçbeker Fenni Fırın’ın müsteciri olunca Hayk ile yolları burada kesişti. O zamanın otuz-kırk bin nüfusluk Konya’sında az sayıda bakkal olduğu için fırının ürettiği ekmeğin önemli bir kısmı fırında satılmakta idi. Bakkallarda doğrudan ekmek satışı azdı. Ekmek daha çok at arabalı satıcılar marifetiyle evlere ulaştırılmaktadır. Bu arabalı ekmek satıcılarından biri de Hayk’tır. (https://www.konyapedia.com/makale/1224/ekmekci-hayik)
Hayk kapalı kapalı at arabasıyla fenni fırından ekmek alıp bu civardaki evlere ekmek dağıtımı ve satışı yapmıştır. Kendisi çocukları çok sevdiği için onları at arabasına bindirmiştir. Bu anları yansıtan fotoğraf kareleri vardır. Bendeniz kendisini ortaokul döneminde üstü kapalı ve maviye boyalı bir at arabası ile Şemsi Tebrizi mahallesinde satış yaparken çok gördüm. Konyalı Hayk vefatına yakın bir zamanda ihtida ederek Müslüman olmuştur. Çok dürüst ve sevilen ve efsane bir insandır. 1982 yılında vefat eden ekmekçi Hayk Faik Ekmekçigil ismiyle Musalla mezarlığına defnedilmiştir.
Fenni Fırın ile yolu kesişen insanlardan biri de Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’tür. Atatürk Konya'dan Adana'ya giderken tren için fenni fırından ekmek yüklemesi yapılmıştır. Ekmekler çok beğenildiği için dönüşte tren yine Konya’da mola vermiştir. Fenni fırından trene hususi ekmek takviyesi yapılmıştır.
Fenni Fırın ile birlikte anılarda yer eden bir yerde Çaputçu Diğin camisidir. 1970'li yıllarda Fenni Fırın aynı zamanda Araplar, Sedirler, Keçeciler, Ahmet Dede yediler mahallesine giden dolmuşların hareket merkezi idi. At arabası ve faytonlar, Arçelik dolmuşları ve minibüs dolmuşları için kalkış durağı ve son durak olarak kullanıldığı için Fenni fırın dillerde pelesenk olmuştur. Fenni fırını kolektif hafızalarda yerini pekiştiren olgulardan biri de hemen arkasında ve yanı başında olan Çaputçu Diğin camisidir.
Çaputçu Diğin camisinde Keçimuhsineli merhum Ahmet Odabaş yıllarca görev yapmıştır. Ahmet Odabaşı camide görev yapmanın ötesinde caminin yanı başında küçük bir odada vefat edene kadar yaşamıştır. Bu küçük hücre odasında insanlarla bir sohbet halkası oluşturmuştur. Mevlevi dervişi olarak yaşamını sürdürmüştür. Bende kendisini tanıma şerefine nail oldum. Nasıl derseniz? Malum bir gelenek olarak aileler yaz tatillerinde çocuklarını eli iş tutsun, gözü açılsın diye bir usta kişi yanında meslek öğrenmeye gönderirler. Ortaokul yıllarında iki dönem Konya belediyesi emekli imar müdürü olan merhum Muzaffer eniştemin emlak dükkanında yanında çalıştım. Resmi yazı ve dilekçe yazarken özellikle Türkçe kullanımına çok dikkat ederdi. Yazı kurallarını, kompozisyon oluşturma ve imla kurallarını çok iyi bilirdi. Bu yeteneğimin gelişmesinde Allah rahmet eylesin kendisinin çok emeği vardır. Ahmet hocaya Muzaffer eniştem ile ziyarete gitmiştik. Mütevazi bir insandı. O şekilde birkaç kez bende diz çöküp büyüklerin sohbetini dinlemiş oldum.
Fenni fırını hafızalara yerleştiren noktaları sıralarsak kaliteli ekmek çıkarmasını, yanında Çaputçu camisi ve din görevlisinin mütevazi kişiliği, Araplar/Sedirler dolmuş durağı olması ön plandadır. Bu üç noktaya dördüncü odak noktası olarak bugün caminin istinat duvarında bulunan tarihi çeşmeyi de eklemek gerekir. Çaputçu Diğin camisi çeşmesini kitabesine göre mahalleli iki kız kardeş tarafından müstakil bir çeşme olarak yaptırılmıştır. Daha sonra istinat duvarı içine alınmıştır. Yapım tarihi olarak kitabesinde hicri 1325 ve miladi 1907 tarihi bulunmaktadır.
Hülasa Fenni fırın Konya'lılar için bir ekmek fırını olmanın ötesinde bir adres mekânı, yön tarifi ve buluşma noktası olarak kolektif hafızada yer etmiştir. Fenni Fırın 1985 yılında yapılan yol genişletme ve istimlak çalışmaları kapsamında yıkılmıştır. Kitabesi Koyunoğlu Müzesi’nin girişindedir. Kitabesine göre yapım yılı 1927, adı da “Belediye Numune Fırını” dır. Fırın, bu adına rağmen halk arasında hep “Fenni Fırın” olarak anıldı. Fenni fırın gibi şehrin kolektif merkez noktası olan mekanları, sokakları ve evleri rast gele imara tabi tutup kaldırmak yerine korumak ve yaşatmak esas olmalıdır. Ortadan kalkan şey sadece fiziki mekân değil insanların hatıraları olmaktadır. Bu tür hareketler kent hafızasına vurulan bir darbedir. Konya Büyükşehir Belediyesi maziden gelen Fenni fırın isminin kolektif toplum hafızasındaki yerini dikkate alarak yeni yapmış olduğu halk ekmek fabrikasına "Fenni Fırın Konya Halk Ekmek" ismini vermiştir. Satış büfelerine de "Fenni Fırın" ismini marka ismi olarak vermiştir. Konyalılar halen buluşma ve yol tarifi olarak Fenni fırın ismini kullanmaya devam etmektedir.