Konya’nın Vekilleri ve Cevabı Bekleyen Soru

Konyalı Abi

Konya Türkiye’nin en büyük tarım şehirlerinden biri. Sanayisi büyüyor, üretimi artıyor, stratejik konumu her geçen gün daha fazla önem kazanıyor. Türkiye’nin tahıl ambarı olarak anılan bu şehir, nüfusu ve ekonomik gücüyle ülkenin önde gelen merkezlerinden biri olmayı sürdürüyor. Ancak tüm bunlara rağmen akıllarda yıllardır dolaşan bir soru var: Son 20 yılda Konya’yı temsil eden milletvekillerinden kaç tanesi, kendi geliştirdiği büyük bir projeyi Meclis kürsüsünden taşıyıp hayata geçirilmesini sağlayabildi?

Elbette burada kast edilen yalnızca bir açılışa katılmak, hazır projelerin yanında görünmek ya da merkezi yönetimin programlarını şehirde takip etmek değil. Soru daha farklı: Konya’nın geleceğini doğrudan etkileyecek, şehrin ihtiyaçlarından doğmuş, fikriyle, takibiyle ve siyasi mücadelesiyle özdeşleşmiş projelerden söz ediyoruz.

Çünkü temsil yalnızca Meclis sıralarında oturmak değildir. Temsil, bir şehrin sorununu Ankara’ya taşımaktır. Gerektiğinde kürsüye çıkıp “Bu şehir bunu hak ediyor” diyebilmek, bir fikri savunmak, mücadele etmek ve sonucunu takip etmektir.

Konya’nın yıllardır çözüm bekleyen meseleleri ortada. Su sorunu, kuraklık, tarımsal sürdürülebilirlik, yer altı kaynaklarının azalması, lojistik yatırımlar, sanayi alanlarının geliştirilmesi… Bunlar günübirlik meseleler değil; onlarca yılı etkileyebilecek başlıklar. Böyle bir şehir için siyasetçinin görevi yalnızca mevcut yatırımları anlatmak mı olmalı, yoksa yeni hedefler ortaya koymak mı?

Belki bugün Mavi Tünel konuşuluyor, belki ulaşım yatırımları anlatılıyor, belki farklı projeler örnek gösteriliyor. Ancak kamuoyunun zihnindeki soru hâlâ canlı: Bunlardan hangisi bir Konyalı vekilin fikir aşamasından başlayıp sahiplenerek Meclis’te savunduğu ve sonuca ulaştırdığı bir çalışma oldu?

Bu bir eleştiri değil, aynı zamanda bir muhasebe çağrısıdır. Çünkü şehirler, yalnızca geçmiş yatırımlarla değil, gelecek vizyonuyla büyür. Konya gibi büyük bir şehrin daha cesur fikirlere, daha güçlü projelere ve bunları sonuna kadar savunacak siyasi iradeye ihtiyacı var.

Belki de artık sorulması gereken soru şudur: Konya’yı temsil edenler, Konya’nın sorunlarını mı taşıdı; yoksa Konya, yıllardır aynı sorunları taşımaya devam mı etti?

Bu sorunun cevabı yalnızca siyasetçilerin değil, seçmenin de hafızasında saklıdır.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.