cumhurbaşkanı’nın etrafIndaki duvar yıkılmalı: millet hesap bekliyor!

Konyalı Abi

Artık bazı soruları yüksek sesle sormanın zamanı gelmiştir.

Devletin parası nereye gidiyor?

Kamu fonlarını kimler, hangi yetkiyle ve hangi amaçlarla kullanıyor?

Cumhurbaşkanı’nın yakınında bulunmayı kendisine dokunulmazlık zırhı olarak görenler var mı?

Varsa kim bunlar?

Ve en önemlisi: Neden milletin önüne bütün belgeler konulmuyor?

Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yıllardır son derece yoğun bir çalışma temposuyla ülkeyi yönetiyor. Bir insan gecesini gündüzüne katarken, onun çevresinde bulunup kendisine verilen güveni kötüye kullananlar varsa, bunun bedelini Cumhurbaşkanı değil, o kişiler ödemelidir.

Çünkü artık mesele birkaç kişinin koltuğu meselesi değildir.

Mesele devletin itibarıdır. Mesele milletin parasıdır. Mesele adalete duyulan güvendir.

CUMHURBAŞKANI’NA YAKINLIK DOKUNULMAZLIK DEĞİLDİR

Cumhurbaşkanı’nın çevresine giren, onun güvenini kazanan ve önemli makamlara gelen herkes şunu bilmelidir:

O makamlar kişisel servet veya nüfuz oluşturma yerleri değildir. O makamlar milletin emanetidir.

Cumhurbaşkanı’nın ismini kullanarak kendisine alan açan, siyasi nüfuzunu kişisel çıkarı için kullanan veya kamu kaynaklarını amacı dışında kullanan biri varsa, kim olduğuna bakılmadan ortaya çıkarılmalıdır.

Cumhurbaşkanı’nın etrafına sızarak onun güvenini kötüye kullanan ve siyasi olarak altını boşaltan kişiler varsa acilen tespit edilmelidir.

Çünkü bir lidere bazen en büyük zararı karşısındaki rakipleri değil, yanında görünüp onun güvenini istismar eden insanlar verir.

Cumhurbaşkanı’nın yıllar içinde oluşturduğu siyasi güvenin arkasına saklanarak yanlış yapan varsa bunun faturası Cumhurbaşkanı’na kesilmemelidir. Yanlış yapan kimse, bedelini o ödemelidir.

BETÜL SAYAN KAYA HAKKINDAKİ İDDİALAR DA AÇIKLIĞA KAVUŞTURULMALI

Kamuoyunda fonlarla ilgili tartışma ve iddialarda adı geçen Genel Başkan Yardımcısı Betül Sayan Kaya konusunda da açık ve şeffaf davranılmalıdır.

Burada kimse peşinen suçlu ilan edilmemelidir. Ancak aynı şekilde hiçbir ciddi iddianın üzeri de siyasi makam veya yakınlık gerekçesiyle örtülmemelidir.

Eğer Betül Sayan Kaya hakkında kamu fonlarının kullanımıyla ilgili somut iddia, belge veya bulgular varsa, yapılması gereken bellidir: Bağımsız ve tarafsız soruşturma.

Sadece istifa etmek meseleyi çözmez. Çünkü istifa siyasi sorumlulukla ilgilidir; varsa cezai sorumluluğun adresi yargıdır.

Bir insan suçsuzsa bunu ortaya çıkaracak olan da hukuktur. Suç işlendiğine ilişkin yeterli delil varsa bunun hesabını soracak olan da bağımsız yargıdır.

Dolayısıyla mesele “istifa etti, konu kapandı” anlayışına bırakılmamalıdır. Belgeler konuşmalıdır.

O PARA SİZİN DEĞİL, MİLLETİN!

Kamu kaynakları kimsenin şahsi kasası değildir.

Fonlar herhangi bir siyasetçinin, bürokratın veya makam sahibinin kişisel kullanımına tahsis edilmiş para değildir.

O para milletindir.

Asgari ücretlinin ödediği vergidir. Emeklinin yıllarca çalışarak ödediği primdir. Esnafın kazancından devlete verdiği paydır. Çiftçinin, memurun, işçinin, sanayicinin parasıdır.

Dolayısıyla devletin bir kuruşunun dahi hesabı verilmelidir.

“Ben önemli bir makamdayım.” “Ben Cumhurbaşkanı’na yakınım.” “Bana kimse dokunamaz.”

Böyle bir anlayışa devlet içerisinde asla yer olmamalıdır.

Tam tersine, Cumhurbaşkanı’na ne kadar yakınsanız sorumluluğunuz o kadar büyük olmalıdır.

DOSYALAR AÇILSIN, BELGELER KONUŞSUN

Millet artık söylenti istemiyor. Dedikodu istemiyor. Sosyal medya mahkemeleri hiç istemiyor.

Millet gerçeği bilmek istiyor.

Öyleyse devletin denetim mekanizmaları çalıştırılsın. Fonlar incelensin. Para hareketleri incelensin. Yetkiler nasıl kullanılmış, ortaya çıkarılsın.

Varsa kamu zararı kuruşu kuruşuna tespit edilsin. Somut suç şüphesi bulunan dosyalar savcılıklara gönderilsin.

Ve soruşturmanın ucu nereye giderse gitsin hukuk geri adım atmasın.

Kimin ismine ulaşılırsa ulaşılsın!

Çünkü hukuk yalnızca güçsüzlere işliyorsa onun adı adalet değildir.

CUMHURBAŞKANI ÇEVRESİNDEKİ İSİMLERİ DE SORGULAMALI

Sayın Cumhurbaşkanı’nın yapabileceği en güçlü hamlelerden biri, kendi çevresinden başlayacak kapsamlı bir şeffaflık ve hesap verme sürecinin önünü açmaktır.

Kim görevini dürüstçe yapmış? Kim Cumhurbaşkanı’nın güvenini hak etmiş? Kim bu güveni kötüye kullanmış? Kim devletin imkânlarını amacı dışında kullanmış?

Varsa hepsi ortaya çıkarılmalıdır.

Cumhurbaşkanı’nın etrafında bulunup onun ismini kendisine kalkan yapan, kendi yanlışının faturasını Cumhurbaşkanı’na bırakan veya Cumhurbaşkanı’nın siyasi olarak altını boşaltan kişiler varsa, artık o çember kırılmalıdır.

Hiç kimse korunmamalıdır. Ama hiç kimse de delilsiz biçimde suçlu ilan edilmemelidir.

Ölçü çok basittir: Belge varsa soruştur. Delil varsa yargıya gönder. Suç sabitse cezayı uygula. Suç yoksa insanın adını temizle.

MİLLET İNTİKAM DEĞİL, ADALET İSTİYOR

Bu mesele kişisel hesaplaşma meselesi değildir.

Betül Sayan Kaya veya başka herhangi bir isim… Kim olursa olsun hukuk aynı işlemelidir.

Millet siyasi kurban istemiyor. Millet göstermelik istifalarla konunun kapatılmasını da istemiyor.

Millet hesap istiyor.

Millet kendi parasının nereye gittiğini bilmek istiyor. Ve en önemlisi millet, devlet karşısında herkesin gerçekten eşit olduğunu görmek istiyor.

Sayın Cumhurbaşkanı’nın çevresine kadar uzansa dahi hiçbir soruşturmanın önü kesilmemelidir.

Çünkü Cumhurbaşkanı’na gerçek sadakat, yanlış yapanı korumak değildir. Yanlış yapan en yakınınızdaki insan bile olsa hukukun işlemesine izin vermektir.

İşte devlet adamlığı budur. İşte adalet budur.

Ve artık bu konuda söylenecek söz de son derece açıktır:

Cumhurbaşkanı’nın çevresinde onun güvenini istismar eden ve siyasi olarak altını boşaltan kişiler varsa tespit edilsin.

Kamu fonları kuruşu kuruşuna incelensin.

İddialarda adı geçenler hakkında somut delil varsa dosyalar bağımsız yargıya gönderilsin.

Kimsenin gözünün yaşına bakılmasın; ama kimse de delilsiz mahkûm edilmesin.

Çünkü bu devlet hiç kimsenin şahsi mülkü değildir.

Bu devlet milletindir.

Ve milletin bir kuruşunun dahi hesabı sorulmalıdır.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.