Büyükşehir Yasası Sonrası Kırsal Mahalleler: İl Özel İdareleri Geri Mi Dönmeli?

Konyalı Abi

Geçtiğimiz günlerde, Bozkır ilçesine bağlı Hacılar Köyü’nün eski muhtarı Hasan Ali Özdemir ile sohbet etme fırsatı buldum. Büyükşehir Yasası öncesinde köy statüsünde olan, bugün ise mahalle olarak anılan bu yerleşim yerinde yaşanan değişim, kırsal yönetim modeli üzerine yeniden düşünmemi sağladı.

Hasan Ali Özdemir’in anlattıkları, yalnızca bir mahallenin hikâyesi değil; aynı zamanda büyükşehir uygulamasının kırsal alanlarda nasıl sonuçlar doğurduğunu gösteren önemli bir örnek niteliğinde.

Muhtarın anlattığına göre, il özel idarelerinin görev yaptığı dönemde köye çok sayıda hizmet ulaştırılmış. Köylülere yüzlerce büyükbaş hayvan desteği sağlanmış, evlere güneş enerjisi sistemleri kurulmuş, çevre köylerle ulaşım bağlantıları güçlendirilmiş, tarla yolları açılmış.

Bununla da kalınmamış; içme suyu ve kanalizasyon altyapısı yenilenmiş, bahçeler için kapalı sulama sistemleri kurulmuş, mahalle içindeki yollar kilitli parke taşlarıyla döşenmiş.

Anlatılanlar arasında beni en çok etkileyen ayrıntı ise eski muhtarın kendi eviyle ilgili verdiği örnek oldu.

Hasan Ali Özdemir, “Köyde dedikodu olmasın, benden sonra gelecek muhtar da hizmet yapabilsin” düşüncesiyle evinin önündeki yolu ve kendi evinin çevresini parke taşıyla döşetmediğini anlattı.

Aradan yıllar geçmiş. Köy, büyükşehir yasasıyla mahalleye dönüşmüş. Ancak eski muhtarın yıllar önce bıraktığı o yol, bugün hâlâ aynı şekilde duruyor.

Bu örnek, önemli bir soruyu gündeme getiriyor: İl özel idareleri döneminde kırsal alanlara ulaşan hizmetler, neden büyükşehir belediyesi ve ilçe belediyesi modeliyle aynı düzeyde sürdürülemiyor?

Elbette her bölgenin ihtiyaçları ve öncelikleri farklıdır. Ancak kırsal mahallelerin, şehir merkezleriyle aynı yönetim anlayışı içinde değerlendirilmesi bazı sorunları da beraberinde getiriyor.

Köylerin ihtiyaçları ile kent merkezlerinin ihtiyaçları aynı değildir. Tarla yolları, sulama sistemleri, hayvancılık destekleri, içme suyu hatları ve kırsal altyapı hizmetleri, özel uzmanlık ve sürekli takip gerektiren alanlardır.

İl özel idareleri, tam da bu ihtiyaçlara odaklanan kurumlar olarak yıllarca önemli görevler üstlendi. Büyükşehir modeline geçişle birlikte kırsal alanların hizmet beklentilerinin ne ölçüde karşılandığı ise yeniden değerlendirilmelidir.

Bugün birçok kırsal mahallede benzer şikâyetler dile getiriliyorsa, bu durumun dikkatle incelenmesi gerekir.

Belki de artık sormamız gereken soru şudur:

Büyükşehir belediye modeli, kırsal alanların ihtiyaçlarına tam anlamıyla cevap verebiliyor mu?

Eğer cevap hayır ise, il özel idarelerinin yeniden yapılandırılarak büyükşehirlerde farklı bir modelle hayata geçirilmesi düşünülmeli midir?

Yerel yönetimlerde esas olan, kurumların adı değil, vatandaşın aldığı hizmettir. Kırsalda yaşayan vatandaş, hangi kurum hizmet verirse versin, yolunun yapılmasını, suyunun akmasını ve üretiminin desteklenmesini beklemektedir.

Belki de bugün ihtiyaç duyduğumuz şey, geçmişte işe yarayan uygulamaları ideolojik tartışmaların ötesinde değerlendirip yeniden düşünmektir.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.