Borç Ödemekle Vizyon Olmaz!

Konyalı Abi

Ramazan Erkoyuncu geçtiğimiz günlerde KONTV ekranlarında bir kez daha kamuoyunun karşısına çıktı. Açıklamalarında yine aynı başlıklar öne çıktı:

“Yeni borç oluşturmadık.”

“Eski borçları ödüyoruz.”

“2,6 milyar liralık ödeme yaptık.”

“Her şeyimiz açık, isteyen gelip inceleyebilir.”

Elbette mali disiplin önemlidir. Elbette borçların ödenmesi gerekir. Ancak Konya çiftçisinin ve Konya Şeker ortaklarının aklındaki soru artık bambaşkadır:

Peki ya eser?

Peki ya yatırım?

Peki ya vizyon?

Göreve gelişlerinin üzerinden yıllar geçmiş olmasına rağmen hâlâ en büyük başarı olarak borç ödemelerinin anlatılması dikkat çekicidir. Çünkü bir kurumun geleceği sadece geçmişten kalan yükleri hafifletmekle inşa edilemez.

Recep Konuk dönemine yönelik farklı değerlendirmeler yapılabilir. Ancak ortada inkâr edilemeyecek bir gerçek vardır. O dönemde ortaya çıkan eserleri inkâr edemez. Konya’nın dört bir yanında yükselen fabrikalar, üretim tesisleri, tarımsal sanayi yatırımları ve bölgesel kalkınma hamleleri bugün hâlâ ayakta duran gerçeklerdir.

O dönem insanlar yeni yatırımları konuşuyordu.

Bugün ise sürekli borçlar konuşuluyor.

İşte asıl fark budur.

Bir yönetime sadece borç ödesin diye görev verilmez.O dönemde sadece fabrikalar kurulmadı, sadece üretim tesisleri yükselmedi. Konya’dan Aksaray’a, Karaman’dan Ankara’ya uzanan karayolları boyunca binlerce fidan toprakla buluşturuldu, geniş ağaçlandırma çalışmaları gerçekleştirildi. Kurum yalnızca sanayi yatırımlarıyla değil, çevreye ve geleceğe bıraktığı izlerle de anılıyordu.

Bugün ise kamuoyunda farklı bir tablo konuşuluyor.

Yıllar içerisinde bu ağaçlandırma alanlarının önemli bir kısmının yeterince korunamadığı yönünde eleştiriler dile getiriliyor. Hatta 2024 yılında bazı bölgelerde ağaçların kurumasına gönlü razı olmayan sivil toplum kuruluşlarının ve duyarlı vatandaşların tankerlerle su taşıyarak ağaçları yaşatmaya çalıştıkları kamuoyuna yansımıştı.

Bu nedenle birçok kişi şu soruyu soruyor:

Geçmiş dönemde dikilen ağaçları yaşatmakta zorlanan bir yönetim, geleceğe nasıl yeni eserler bırakacak?

Çünkü mesele sadece borç ödemek değildir.

Mesele; eldeki değeri koruyabilmek, onu geliştirebilmek ve gelecek nesillere daha güçlü şekilde aktarabilmektir.

KONTV’deki konuşmasında Sayın Erkoyuncu geçmiş dönemden kalan borçların ödendiğini anlattı. Ancak kamuoyu artık geçmişin muhasebesinden çok bugünün ve yarının hesabını görmek istiyor.

Çünkü üretici şunu soruyor:

Bu yıllar içerisinde hangi büyük yatırım yapıldı?

Hangi yeni fabrika kuruldu?

Hangi yeni üretim hamlesi başlatıldı?

Kurumun geleceğine yön verecek hangi proje hayata geçirildi?

O dönem insanlar yeni yatırımları konuşuyordu.

Bugün ise sürekli borçlar konuşuluyor.

İşte asıl fark budur.

Bir yönetime sadece borç ödesin diye görev verilmez.

Yöneticilik; risk almak, yatırım yapmak, üretimi artırmak ve kurumu büyütmektir. Mali disiplini korurken aynı zamanda yeni değerler üretmektir.

Bugün Konya çiftçisinin duymak istediği şey çok nettir:

“Borç ödedik” değil…

“Şu yatırımı yaptık.”

“Şu fabrikayı kurduk.”

“Şu üretim rekorunu kırdık.”

“Şu değeri oluşturduk.”

Çünkü tarihe geçenler borç ödeyenler değil, eser bırakanlardır.

Ve bugün Konya Şeker ortaklarının sormaya devam ettiği soru şudur:

Göreve geldiğiniz günden bugüne, geçmişten devraldığınız eserlerin dışında, sizin döneminizi anlatacak hangi eser ortaya çıktı?

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.