Neredeyse günlük yaşamımızda herkesin sıklıkla kendine veya başkalarına karşı kullandığı bir cümle hâline geldi “Yapacağım ama bugün değil!” Peki, siz kaç kez yapmak istediğiniz bir işi ertelediniz? Kaç tane hayaliniz yarını bekliyor?
İşte burada atalet kavramına değinmek gerekir. Atalet kavramı sadece tembelliği kapsamamaktadır. Yapabildiğimiz hâlde bazı şeyleri bile bile ertelemektir “atalet”. Ertelemek, sürekli bahane üretmek vb. kavramlar da ataleti beslemektedir.
Bizi hareketsiz bırakan sebeplerin başında “erteleme” gelir, kıymetli okurlar. Aslında erteleme, kendimizi kandırmaktan başka bir şey değildir. Çünkü yapacağımız işi biliriz; fakat “Bugün olmazsa yarın yaparım.” diyerek sürekli bir sonraki güne erteleriz. Ertesi gün geldiğinde ise farklı bahaneler bulup yine erteleriz. Aslında erteleme, o işi ortadan kaldırmayıp sadece ileri bir tarihe taşımaktadır.
Başarısızlık korkusu, mükemmeliyetçilik, konfor alanı ve kararsızlık… İşte bunlar da bizi hareketsiz bırakan diğer nedenlerdir.
Kararsızlık… Aslında çoğu zaman bizi arafta bırakmaktadır. “Bunu mu yapsam, şunu mu? Bugün mü başlasam, yarın mı?” vb. gibi kararsızlıklar insanı her daim kısıtlamaktadır. Lakin en kötü karar bile kararsızlıktan daha iyidir.
Atalet kavramını küçümsememek gerekir. Çünkü atalet, hayatımızdan birçok şeyi götürmektedir: Kullanılmayan zaman, gerçekleşmeyen hedefler, ertelenen hayaller, kaçırılan fırsatlar ve en önemlisi de “keşke”ler… Bunlar, sayabildiklerimizden yalnızca birkaçıdır.
Peki, bu ataletle nasıl başa çıkarız?
İlk yapmamız gereken, küçük de olsa bir adım atmaktır. “Bir işe başlamak, bitirmenin yarısıdır.” derler. İşimiz büyük de olsa küçük küçük adımlarla onu halledebiliriz. Başlamak için kusursuz bir vakit beklemeyin. O anki durum neyi gösteriyorsa onu göz önünde bulundurarak işe başlayın. Ertelemeyi fark edin ve daha fazla ertelemeden işe koyulun. Kendinize belirsiz hedefler yerine daha net hedefler koyarak olumlu sonuca ulaşın.
Belki sizin de uzun zamandır ertelediğiniz bir şey var. Başlamak isteyip başlayamadığınız ne var? Neden sürekli erteliyorsunuz? “Bir gün” dediğiniz o gün gerçekten gelecek mi?
Ben bugün küçük de olsa bir adım attım. Şimdi sıra sizde. Siz de küçük de olsa bir adım atarak işe koyulabilirsiniz.
O hâlde neyi bekliyorsunuz?
Ertelemeyi bırakın, harekete geçin!