İSRAF SADECE EKMEK VE SUYLA MI OLUR?

Hacı Mehmet Arıkan

İsraf denildiğinde genel olarak aklımıza çöpe atılan ekmekler, boş yere akıtılan musluklar, gereksiz yere harcanan paralar vb. şeyler gelmektedir. Fakat insanın sahip olduğu nimetler bunlarla sınırlı değildir. Peki, hiç düşündük mü; harcadığımız zamanın, kullanmadığımız yeteneklerin, değerlendirmediğimiz fırsatların ve bunlara benzer milyonlarca nimetin de israfı olabilir mi?

Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’de israf konusu hakkında söylenenler gayet açık ve nettir. İsrâ Suresi’nin 26-27. ayetlerinde Cenab-ı Hak, “… Gereksiz yere de saçıp savurma! Çünkü savurganlar şeytanların dostlarıdır. Şeytan da Rabbine karşı çok nankördür.” buyurmaktadır.

Ayetlerden de anlaşıldığı üzere, bize verilen nimetler hususunda ölçülü olmamız gerektiği vurgulanmaktadır. Sadece ekmek ve suyun değil, hayatımızdaki diğer tüm nimetlerin israfından da kaçınılması büyük önem arz etmektedir. Peki, biz buna ne kadar önem gösteriyoruz?

İnsanoğlunun sahip olduğu en değerli imkânlardan ve aynı zamanda israf edilebileceği pek düşünülmeyen şeylerden biri zamandır. Para kaybedildiğinde yeniden kazanılabilir, bazı fırsatlar tekrar ele geçirilebilir; fakat zaman geri getirilemez. Bu yüzden geçirdiğimiz zamanın değerini iyi bilmeli, onu boş işlerde harcamamalıyız. Çünkü bizler, zamanımızı nasıl geçirdiğimizden, onu israf edip etmediğimizden hesaba çekileceğiz.

Diğer önemli bir husus ise yetenekleri ve imkânları boşa harcamaktır. Her insanın kendine göre yetenekleri ve imkânları bulunmaktadır. Burada önemli olan, insanoğluna verilen bu yetenek ve imkânları israf etmeden, yerli yerince kullanmaktır. Çünkü ister küçük ister büyük olsun, yaptığımız ve yapmadığımız her şeyden sorguya çekileceğiz.

Sonuç olarak israfı önlemek, nimetin hakkını gerçekten vermektir. Bir ekmeği çöpe atmamak, suyu boş yere tüketmemek elbette önemlidir. Fakat insanoğlunun kendisine verilen diğer nimetleri (zaman, bilgi, imkân, yetenek vb.) nasıl kullandığı hususunda da düşünmesi gerektiği oldukça elzemdir.

Çünkü asıl mesele, ne kadar çok şeye sahip olduğumuz değil, sahip olduklarımızın hakkını ne ölçüde verebildiğimizdir.

Vesselam...

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.