Acaba Öğrenebilecek Miyiz?

Aysun Adalı

Zamanla insanlara hak ettiğinden fazla değer vermemeyi. Gerçekten zamanla öğrenebilecek

miyiz? Zaman bu olayı da çözüme kavuşturabilecek mi? Öncelikle bir insan, bir insana neden gereğinden fazla değer verir? Neden insanlara hak ettiklerini veremiyoruz? Neden doğru ve mantıklı şeyleri yapmıyoruz? Belki de hepimizin yıllardır cevaplayamadığı sorularla dolu bir sayfa. Acaba sonunda tüm soruların cevaplarını kendimize verebilecek miyiz? İnsanoğlu, bir insanı çok sevdikten sonra gereğinden fazla her şeyi yapar. Akla gelmeyecek her şeyi. Fazla değer de verir, sayısız iyilik de yapar ve sonucunda ise hiçbir şeyin karşılığını doğru bir şekilde alamayabilir. Ne verdiği değerin ne de yaptığı iyiliğin. Ne yazık ki birçok insan yapılan iyiliği de verilen değeri de hiçbir zaman anlayamaz. Çünkü anlamamasını sağlayan, engel olan kötü huylardan ikisine sahiptir ve o kötü iki huy hepimizin de bildiği gibi bir türlü bırakılamayan iki kelime. "Bencillik Ve Nankörlük…" Bencil insan, yalnızca kendi çıkarına, yararına düşünen kimse. Nankör insan ise kendisine yapılan iyiliğin değerini bilmeyen. Unutma bir insana gereğinden fazla değer verirsen, gereğinden fazla nankörlük görürsün. Ne yapmamız gerekiyor da kalan ömrümüz de doğru davranışlar sergilemeliyiz. İlk önce etrafındaki insanları hayatın da nereye koyuyorsun onu düşün. Mesela değer verdiğin insan, senin hayatının merkezinde mi? Etrafındaki insanlara, kendinden daha çok mu önem veriyorsun? Kendine bile yapmadığın iyiliği, başkalarına mı yapıyorsun ve insanlar senin hayatının neresinde duruyor? Gerçekten durması gereken yerde mi? Bir olay karşısında herkes duracağı yeri iyi biliyor mu? İşte ilk önce çevrendeki insanların nerede duracağını belirlemesin. Bunu belirlemek için bir şeyler yapmalısın. Örneğin ilk önce kendini hayatının merkezine koy ve insanları da o merkezin etrafında sırala. Kime değer vereceğini de kendin seçeceksin. Hak eden insana mı? Hak etmeyen insana mı? Zararlı çıkan yine bizler olmak istemiyorsak. Onların bizlerden zamanımızı çalmasına izin vermeyelim. Aslında onlar bizden çok şey alıp gidiyor. Başta hiçbir zaman anlamaya çalışmadığı maneviyatı ve en önemlisi de geçen onca vakti alıp götürüyor. En çok vakti çalar bir insan hem de hak etmeyen bir insan. Fakat zaman bu hayatta en kıymetli şey ama bizler bu zamanı değersiz insanlara veriyoruz. Hiçbir zaman, hiçbir şey anlamayacak insanlara. Artık zamanımızı değerli insanlara feda edelim. Geçmişi düşünerek, kendimizi üzerek doğru bir şekilde ilerleyemeyiz bu hayatta. Aslında yaşadığımız her olayı kötüye yormayalım. Yaşadığımız her olaydan bir şekilde faydalanalım. Yaşadığımız her kötü olayı, bir fırsata dönüştürmek bizlerin elinde. Belki her yaşanan kötü olay, ileride alacağımız her kararın önünde doğru bir seçim yapmamıza neden olabilir. Hadi şimdi kalan ömrümüz de kimseye hak ettiğinden fazla değer vermemeyi öğrenelim. Her türlü insanla karşılaşmış biri olsak bile. Mevlananın da dediği gibi "Ey can! Hiç kimseye hak ettiğinden fazla değer verme. Ya onu kaybedersin, ya da kendini mahvedersin." Kendini mahvetmek istemiyorsan, doğru olanı yap. Bence doğru olanın ne olduğunu hepimiz biliyoruz. Sadece çevreye yansıtmakta zorlanıyoruz o kadar.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.