Işıkhan, ATO Congresium'da "Geleceği Birlikte Şekillendiriyoruz, Herkes İçin Sürdürülebilir İş Sağlığı ve Güvenliği" temasıyla gerçekleştirilen 10. Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı'nda konuştu.
İş sağlığı ve güvenliği meselesinin, yönetmelikler ve denetim süreçlerinin ötesinde doğrudan insan hayatıyla ilgili olduğunu söyleyen Işıkhan, insan emeğinin olduğu her yerde güvenlik ihtiyacının olduğunu belirtti.
Bugün gelişmiş ülkelerin, iş sağlığı ve güvenliğini yalnızca bir yükümlülük değil, sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından biri olarak gördüğünü aktaran Işıkhan, "Uluslararası Çalışma Örgütü'nün güvenli ve sağlıklı çalışma ortamını temel bir çalışma hakkı olarak kabul etmesi de bunun en güçlü göstergelerinden biridir. Türkiye olarak bizler de bu dönüşümü yakından takip eden değil, bu dönüşümün aktif bir parçası olan ülkelerden biriyiz." dedi.
"Türkiye, iş sağlığı ve güvenliği alanında müstakil bir kanuna sahip"
Türkiye'de iş sağlığı ve güvenliğinin tarihinin oldukça köklü olduğunu vurgulayan Işıkhan, şöyle devam etti:
"Dilaver Paşa Nizamnamesi'nden itibaren özellikle madencilik alanında çalışma şartlarını düzenlemeye yönelik önemli adımlar atılmıştır. Cumhuriyet döneminde ise çalışma hayatına ilişkin kurumsal yapı güçlendirilmiş ve önemli reformlar hayata geçirilmiştir. Ancak asıl büyük paradigma değişimi, Avrupa Birliği müktesebatı ve ILO standartlarıyla uyum sürecinde gerçekleşmiştir. Bu dönüşümün en önemli kilometre taşlarından biri de hiç şüphesiz 2012 yılında yürürlüğe giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu olmuştur. Bu Kanun ile birlikte kamu dahil tüm çalışanlarımız aynı koruma şemsiyesi altına alınmış, risk değerlendirmesi zorunlu hale getirilmiş, iş güvenliği uzmanlığı ve iş yeri hekimliği sistemi güçlendirilmiş, iş yerlerinde önleyici yaklaşım esas alınmıştır. Bugün geldiğimiz noktada Türkiye, iş sağlığı ve güvenliği alanında müstakil bir kanuna sahip, uluslararası standartlarla uyumlu, kapsamlı mevzuat altyapısı bulunan ülkeler arasında yer almaktadır."
"Sahaya dokunan çok önemli reformları hayata geçirdik"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde son 24 yılda çalışma hayatının her alanında olduğu gibi iş sağlığı ve güvenliği alanında da insan odaklı çok güçlü reformların hayata geçirildiğini ifade eden Işıkhan, "Çalışanlarımızın sağlığını, güvenliğini ve insan onuruna yaraşır çalışma hakkını daima öncelikli meselelerimizden biri olarak gördük. Son yıllarda attığımız adımlar, yalnızca mevzuat düzenlemeleriyle sınırlı kalmamıştır. Sahaya dokunan, uygulamayı kolaylaştıran, kapsayıcılığı artıran çok önemli reformları hayata geçirdik." değerlendirmesinde bulundu.
Kamu kurumları ile 50'den az çalışanı bulunan az tehlikeli iş yerleri için uzun yıllardır ertelenen yükümlülüklerin, 1 Ocak 2025 itibarıyla yürürlüğe girdiğini anımsatan Işıkhan, "Böylece 6331 sayılı Kanun'un tüm hükümlerini, bütün çalışanlarımızı kapsayacak şekilde uygulamaya başladık. Bu süreçte özellikle küçük işletmelerimizin yükünü hafifletmek amacıyla önemli kolaylaştırıcı düzenlemeler yaptık. Uzaktan eğitim imkanlarını geliştirdik. İşverenlerimizin İSG hizmetlerine daha kolay erişebilmesini sağladık. TESK ile yürüttüğümüz çalışmalar sayesinde yaklaşık 250 bin işverenimizin eğitim almasını sağladık." bilgisini paylaştı.
"2026-2030 Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Politika Belgesi'ni kamuoyuyla paylaşacağız"
Işıkhan, iş sağlığı ve güvenliği politikalarını çağın ihtiyaçlarına uygun şekilde güncellediklerinin altını çizerek, "2026-2030 Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Politika Belgesi ile yeni dönemin yol haritasını oluşturuyoruz. Bu belge, 'sorumlu işveren, bilinçli çalışan ve etkin otorite' ilkeleri üzerine kurulmuştur. Belge kapsamında önleyici güvenlik kültürünün güçlendirilmesi, dijital denetim sistemlerinin yaygınlaştırılması, veri temelli politika üretimi, uzaktan çalışma süreçlerinin düzenlenmesi, risk odaklı denetim modellerinin geliştirilmesi, iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin erken yaşlardan itibaren yaygınlaştırılması gibi çok önemli hedefler belirledik. Yakında belgeyi kamuoyuyla paylaşacağız. Özellikle çocuklarımızda güvenlik kültürünün erken yaşta oluşmasını çok önemsiyoruz. Güvenlik kültürünün toplumun bütününde oluşması gerektiğine inanıyoruz." ifadesini kullandı.
Teknolojiyi insan hayatını koruyan bir araç haline getirmek zorunda olduklarını belirten Işıkhan, "Türkiye Cumhuriyeti devleti bu konuda güçlü bir iradeye sahiptir. Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda çalışanını koruyan, emeği değerli gören, iş sağlığı ve güvenliğini esas alan bir üretim ekosistemini inşa etmeye kararlılıkla devam edeceğiz." diye konuştu.
Yaklaşan Kurban Bayramı'nın ülkeye ve millete hayırlı olması dileğinde bulunan Işıkhan, "Emeklilerimizin aylık ödemeleri ile Kurban Bayramı ikramiyelerini 17-22 Mayıs tarihleri arasında hesaplarına yatırıyoruz. Emeklilerimizin ödemelerinin hayırlı olmasını diliyor, sağlık ve huzur içinde nice bayramlara ulaşmalarını temenni ediyoruz." dedi.
Programa, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Genel Sekreteri Akansel Koç, konfederasyon ve sendikaların temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. AA