İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, köklü ortaklıklar ve güçlü kurumsal ilişkilerin her zamankinden daha değerli hale geldiğini belirterek, "Türkiye ve Belçika arasında 19'uncu yüzyılın başlarına kadar uzanan güçlü ilişkiler özel bir önem taşımaktadır. Bugün bu ilişkiler, geniş bir yelpazeye yayılan sektörlerde sağlam bir ekonomik temel ve güçlü iş bağlantılarıyla desteklenmektedir." dedi.
Belçika Kraliçesi Mathilde'nin başkanlığındaki heyetle gerçekleştirilen Belçika Ekonomik Misyonu ziyareti kapsamında ve İSO ev sahipliğinde düzenlenen "Kadınların Ekonomik Katılımı ve İş Dünyasında Kadın Hakları Paneli", Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan ve Mathilde'nin başkanlığındaki heyet ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleştirildi.
Bahçıvan, panelin açılışında yaptığı konuşmada, küresel ekonomik ortamın önemli jeopolitik gelişmeler nedeniyle giderek daha belirsiz bir hale geldiğini kaydederek, ekonomik kararların artık sadece piyasa koşullarıyla değil, dayanıklılık, öngörülebilirlik ve güven esaslarıyla şekillendiğini söyledi.
Tedarik zincirleri, yatırım öncelikleri ve iş stratejileri evrilmeye devam ederken köklü ortaklıklar ve güçlü kurumsal ilişkiler her zamankinden daha değerli hale geldiğini vurgulayan Bahçıvan, "Türkiye ve Belçika arasında 19'uncu yüzyılın başlarına kadar uzanan güçlü ilişkiler özel bir önem taşımaktadır. Bugün bu ilişkiler, geniş bir yelpazeye yayılan sektörlerde sağlam bir ekonomik temel ve güçlü iş bağlantılarıyla desteklenmektedir. Orta Doğu'daki savaş ve yakın zamanda yaşadığımız pandemi, güvenli ve sürdürülebilir tedarik zincirlerinin ne kadar hayati olduğunu tüm dünyaya göstermiştir. Bu süreçte Türkiye, güçlü ve sürdürülebilir üretim altyapısıyla Avrupa'nın en güvenilir ekonomik ortaklarından biri olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır." diye konuştu.
"Türkiye'nin üretim ve ihracatının geliştirilmesinde kadınları en büyük gücümüz olarak görüyoruz"
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan, Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki ilişkinin artık sadece teknik meseleler üzerinden değil, geleceğe dair paylaşılan bir vizyonla yeniden tanımlanması gerektiğine işaret etti.
Bahçıvan, "Başta Gümrük Birliği'nin modernizasyonu olmak üzere Türkiye'nin AB üyelik süreci için bir an önce somut bir yol haritasının hazırlanmasını arzu ediyoruz. Özellikle Avrupa Birliği'nin adeta kalbi olan Belçika'nın bu süreçteki desteğinin çok önemli ve anlamlı olduğunu vurgulamak isterim." dedi.
İSO olarak sanayinin üretim kabiliyetini artırmayı hedeflediklerine dikkati çeken Bahçıvan, bu hedef doğrultusunda "sürdürülebilir üretim" yaklaşımını benimsediklerini ve sürdürülebilirliği en önemli odak alanlarından biri olarak gördüklerini bildirdi.
Bahçıvan, "Bu kapsamda kadınların güçlendirilmesini sadece sosyal bir mesele olarak değil, ekonomik güç, kurumsal kapasite, kapsayıcı büyüme ve uzun vadeli rekabet gücüyle doğrudan ilişkili bir konu olarak değerlendiriyoruz. Kadınların üretimde, girişimcilikte, liderlikte ve karar alma süreçlerinde rolünün artması, ülkelerin ekonomik potansiyellerine ulaşmalarının anahtarıdır. Türkiye'nin üretim ve ihracatının geliştirilmesinde kadınları en büyük gücümüz olarak görüyoruz. Sanayimizde kadının artan rolünü memnuniyetle karşılıyor ve destekliyoruz." ifadelerini kullandı.
Dünya çapında kadınların güçlendirilmesi için uluslararası diyalog ve işbirliğinin çok önemli olduğunu aktaran Bahçıvan, Belçika'nın kapsayıcı büyümeyi teşvik etme, inovasyonu destekleme ve iş dünyasında kadınları güçlendirme konusundaki deneyimlerinin değerli perspektifler sunduğunu belirtti.
Bahçıvan, kurumlar arasındaki derinleşen etkileşimin işbirliği, bilgi paylaşımı ve ortak girişimler için yeni kapılar açacağına inandığını dile getirerek, bugünkü toplantının iki ülke arasında daha güçlü bir işbirliğine verimli bir katkı sağlaması temenni ettiğini sözlerine ekledi.
Belçika Kraliçesi Mathilde: Kadınlar, ekonomiye her düzeyde tam olarak entegre edildiğinde, toplumun tamamı bunun faydalarını görür"
"Ekonomik Misyon" kapsamında Türkiye'yi ziyaret eden Belçika Kraliçesi Mathilde, "Kadınlar, ekonomiye her düzeyde tam olarak entegre edildiğinde, toplumun tamamı bunun faydalarını görür." dedi.
İstanbul Sanayi Odasını ziyaret eden Kraliçe Mathilde, buradaki konuşmasında, ekonomik misyonun amacının farklı ülkelerdeki şirketler arasındaki diyaloğu teşvik etmek ve yatırım yapılması için en iyi uygulamaları paylaşmak için ilişkileri güçlendirmek olduğunu söyledi.
Bunun yanı sıra birlikte geliştirilmek istenen ekonomik model ve ilgili tarafların oynaması gereken rolleri düşünme fırsatı sunduğunu belirten Mathilde, şu ifadeleri kullandı:
"Bu, kadınların iş hayatında güçlendirilmesi konusunda fikir alışverişi için ideal bir ortam. Kadınların profesyonel yolculuklarında güçlendirilmesinin, gelecek neslin girişimcileri ve liderleri tarafından şekillendirilen daha fazla direnç ve yenilik kapasitesine kapı açmak anlamına geldiği kabul edilmiş ve bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Başka bir deyişle, kadınlar ekonomiye her düzeyde tam olarak entegre edildiğinde, toplumun tamamı bunun faydalarını görür."
Mathilde, bundan dolayı Türkiye ve Belçika'daki iş dünyasının, sivil toplum ve kamu otoritelerinin kadınların ekonomik alanda desteklenmesi için aldığı önlemleri karşılaştırmanın büyük önem taşıdığını vurguladı.
Bu ruhla Belçika deneyimine dayanarak 3 düşüncesini paylaşmak istediğini aktaran Mathilde, "Her şeyden önce, kadınların ekonomik ve siyasi karar alma süreçlerine eşit ve anlamlı katılımı, kapsayıcı ekonomik büyüme, yenilik ve toplumsal direnç için bir ön koşuldur." diye konuştu.
Sosyal diyalog ve yasal düzenlemeler de dahil olmak üzere önleme tedbirlerine ihtiyaç duyulduğunu belirten Kraliçe Mathilde, eğitimde, ruh sağlığında ve meslek alanında eşitliğin, kadınları ve kız çocuklarını güçlendirmek için gerekli olsa bile yeterli olmadığı mesajını verdi.
Kadınların iş hayatındaki yeri
Kraliçe Mathilde, bunun aynı zamanda ayrımcılık ve kalıplaşmış yargılar gibi kalıcı engellerin ortadan kaldırılmasına yönelik çabalarla birlikte ilerlemesi gerektiğini dile getirdi.
Kadınların iş hayatında güçlendirilmesinin güvenli, saygılı ve insan onuruna yakışır çalışma ortamlarından ayrı düşünülemeyeceğine dikkati çeken Kraliçe Mathilde, özellikle toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin yalnızca bireysel hakları değil aynı zamanda kurumlar içindeki güveni, yetenekleri ve liderlik potansiyelini de zedelediği değerlendirmesini yaptı.
Kraliçe Mathilde, ülkesinin önleme, koruma ve hesap verebilirliği kapsayan kapsamlı hukuki ve siyasi çerçeveyle bütünleşik bir yaklaşım benimsediğini söyleyerek, mevzuatları hakkında bilgi verdi.
Uygulamada, gizli ve gayriresmi mekanizmaların kritik rol oynadığı bilgisini paylaşan Mathilde, Belçika'da iş yerindeki vakaların yüzde 70'inden fazlasının arabuluculuk veya gayriresmi prosedürler yoluyla çözüme kavuşturulduğunu belirtti.
Kraliçe Mathilde, bu durumun konuşmaktan çekinebilen mağdurlar için güvenli alanların ne kadar önemli olduğunu gösterdiğini, ülkesinin uluslararası düzeyde de iş yerinde şiddet ve tacizin önlenmesini güçlendiren ve mağdurları koruyan mekanizmaları güçlü şekilde desteklediğini vurguladı.
Bu hedefleri teşvik ederek ve iyi uygulama örneklerini paylaşarak, dünya genelinde daha güvenli ve kapsayıcı çalışma ortamları yönünde ilerleme sağlayacaklarını dile getiren Kraliçe Mathilde, bunun yalnızca kadınlara değil, toplumun tamamına fayda sağlayacağını ifade etti.
Eşitsizliklerin artma riski
Mathilde, dijitalleşme, yapay zeka, uzaktan çalışma ve yeşil dönüşüm gibi alanlarla iş gücü piyasasının köklü bir dönüşüm sürecinden geçtiğine, bunun yeni engellerin ortaya çıkma biçimini de şekillendirdiğine ancak yeni riskler de oluşturduğuna dikkati çekti.
Bu değişikliklerin, cinsiyet ayrımı gözetmeyen şekilde olmadığını belirten Mathilde, bilinçli ve kapsayıcı politika tercihleri yapılmadığı sürece becerilere erişimdeki eşitsizlik, güvencesiz istihdam ve iş-yaşam dengesi üzerindeki artan baskılar da dahil olmak üzere mevcut eşitsizlikleri pekiştirme riski bulunduğunu dile getirdi.
Mathilde, gelecek odaklı iş piyasasının kadınları aktif olarak bu şartlara getireceğine, eğitime eşit şekilde erişim, dijital ve teknolojik beceriler ve yaşam boyu öğrenme yoluyla geleceğin liderleri olmaları için kadınlara fırsatlar oluşturacağına işaret etti.
Esnek ve hibrit çalışmaya yönelik kapsayıcı yaklaşımların yanı sıra temsile ve kariyer gelişimine sürekli önem verilmesinin, yeteneklerin kaybedilmediğinden emin olmak için hayati önem taşıdığını anlatan Mathilde, kadınlara ve kız çocuklarına bilinçli yatırım yaparak geleceğe yönelik daha donanımlı bir iş gücü piyasasını inşa edebileceklerini vurguladı.
Mathilde, kadınların iş hayatında güçlendirilmesi konusunun vizyon, liderlik ve sürekli bağlılık gerektirdiğine dikkati çekerek, herkesin daha iyi bir dünya için yol gösterme sorumluluğu olduğunu sözlerine ekledi. AA