Gazze'de yaşanan insani dramı teknoloji ve dijital sanatın imkanlarıyla ziyaretçilere aktarmayı hedefleyen serginin küratörlüğünü Şirvan Avcı üstlenirken, sergi projesi ise Desa Deneyim tarafından geliştirildi.
Sergi, Gazze halkından gelen mektuplar, çocukların çizdiği resimler ve bölgeden ulaştırılan video kayıtlarına odaklanırken, savaşın ve insani krizin bireyler üzerindeki etkisini gözler önüne sermeyi amaçlıyor.
Hologram teknolojisi, artırılmış gerçeklik (AR) uygulamaları ve özel olarak hazırlanan dijital video içeriklerin de yer aldığı sergide, ziyaretçilere yalnızca bir izleme deneyimi değil, olayların insani boyutunu derinden hissettiren interaktif bir yolculuk sunulması ve Türkiye'nin Gazze'de yaşanan insanlık dramına yönelik hassasiyetini çağdaş sanat ve ileri teknolojiyi bir araya getirerek uluslararası standartlarda bir anlatıya dönüştürülmesi planlanıyor.
"'Fijital' bir sergi oluşturduk"
Sergiye ilişkin Şirvan Avcı, klasik sergiciliğin dışına çıkmak istediklerini belirterek, hem fiziki bir Gazze kurduklarını hem de bunu dijital ögeler, animasyonlar, hologramlar ve hiper gerçekçi videolarla desteklediklerini söyledi.
Bölgeden gelen gerçek Gazze görüntülerini de sergiye ekleyerek bir video duvarı yaptıklarını aktaran Avcı, "Aynı zamanda mapping yaptık bunlara ve hepsini harmanlayarak 'fijital' bir sergi oluşturduk. Buradaki espri şuydu, biz hem dünyaya bir mesaj verelim ve bunu güçlü verelim hem de bunu verirken gençlere ulaşalım istedik. Sadece düz sergi yaparsak gençlere çok hitap edemiyoruz ama dijital ögeleri katarsak, Alfa ve Z kuşağı denilen gençleri de içeri çekme şansımız vardı ve başardık da." dedi.
"İnsanların Gazze ile bağ kurmasını istedik"
Avcı, sergiye öngördüklerinden daha fazla ilgi olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
"İnsan hikayesini işlemek istedik. Sergiye bir apartmandan giriyorsunuz. Bir ev, sokak ve bir tünel yaptık. Bunda hep gerçek hikayeleri işledik. Aslında Gazze'deki gerçek görüntülerin burada replikalarını yaptık. Kendi kurduğumuz, kurgumuz yok. Tamamen bölgeden gelen görüntüler ve videoları işleyerek oluşturduk burayı. Bir insan hikayesi işlemek istedik hep. O yüzden de apartman girişinden sokak çıkışına, bir kompozisyonu var buranın."
Serginin ücretsiz ziyaret edilebileceğini bildiren Avcı, "Bizim derdimiz şuydu, hep haberlerde görüyoruz ve sadece üzülüyoruz ama 10, 15 saniye sonra günlük hayatımıza devam ediyoruz. Bunun da sebebi bağ kuramamak. Burada insanların Gazze'yle bağ kurmasını istedik ve onun için de Gazze yapmamız gerektiğini düşündük. Yaptık da çok şükür. Serginin sonunda bir mektup alanımız var. Burada, Türkiye'deki insanların yazdığı mektupları da kitaplaştırıp Gazze'ye yollayacağız inşallah." değerlendirmesinde bulundu.
Avcı, amaçlarının Gazze'nin bir parçasını Üsküdar'a taşımak olduğunun altını çizerek, "Başardığımızı düşünüyoruz. Her yaşı ağırlıyoruz ama en çok etkiyi orta yaştan alıyoruz. Genelde insanların, ziyaretçilerin üçte biri ağlayarak çıkıyor sergiden. Bu tabii ki kötü bir şey ama başarılı olduğumuzun da işareti. Bu yüzden de demek ki amacımıza ulaşmışız diye düşünüyoruz." görüşünü paylaştı.
Ziyaretçileri savaşın rakamlardan ibaret olmayan yüzüyle buluşturan, empati ve küresel dayanışma çağrısı yapan sergi, 2 Haziran'a kadar görülebilecek. AA