Engelli istihdamında "yeni politikalara" ihtiyaç var

Engelli istihdamında "yeni politikalara" ihtiyaç var

Engelli İstihdamı Uzmanı Mehmet Kızıltaş, "Hala 'Ben cezayı öderim ama engelli aday gelmesin' diyen firmalar var. Hatta bazıları 50 çalışan sınırını geçmemek için yeni şirket kuruyor." dedi.

Engelli istihdamı alanında stratejik çalışmalar yürüten ve kurumlara yönelik kapsayıcılık eğitimleri veren Sosyolog Mehmet Kızıltaş, AA muhabirine, bu alandaki mevcut kota sisteminin ve iş dünyasındaki yaklaşımların yapısal bir dönüşüme ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Kızıltaş, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, engelli bireylerin nüfusun yaklaşık yüzde 16'sını oluşturduğunu ifade ederek, kamuda ve özel sektördeki mevcut istihdam oranlarının bu tabloyla örtüşmediğini dile getirdi.

Türkiye'de engelli bireylerin yalnızca küçük bir bölümünün istihdam edildiğine işaret eden Kızıltaş, "10 milyon engelliyi baz aldığımızda sadece yüzde 2'si istihdamda. Peki yüzde 98 nerede? Eğitimde neredeyiz, kamusal alanda neredeyiz, istihdamda neredeyiz? Gerçekten nerede o insanlar? Yokuz." dedi.

İstihdam oranının yalnızca engelli bireylerin çalışma kapasitesiyle açıklanamayacağını vurgulayan Kızıltaş, mevcut rakamların çok ciddi bir sorunu gösterdiğini söyledi.

Kızıltaş, özel sektörde yüzde 3, kamuda ise yüzde 4 olarak uygulanan sistemin adil sonuçlar üretmediğini kaydetti.

Pandemi sonrasında kronik hastalık nedeniyle engelli statüsü kazanan bireylerin mevcut kadroları doldurduğunu anlatan Kızıltaş, görme engelli, işitme engelli, otizmli, down sendromlu, epilepsili ve ortopedik engelli bireylerin büyük bölümünün çalışma hayatının dışında kaldığını ifade etti.

Kızıltaş, kota sisteminin yalnızca minimum yükümlülüğü yerine getirmeye odaklandığını söyleyerek, "Şirketler daha fazla istihdam sağlayabilir ama genellikle en düşük oranı doldurmayı tercih ediyor. Böyle olunca gerçek anlamda çeşitlilik yaratamıyoruz." diye konuştu.

"Farklı engel gruplarının yetenekleri göz ardı ediliyor"

Mehmet Kızıltaş, farklı engel gruplarının farklı yeteneklere sahip olduğunu ancak mevcut sistemin bu potansiyelin değerlendirilmesine imkan vermediğini anlattı.

Görme engelli, tekerlekli sandalye kullanan, down sendromlu veya Asperger sendromlu bireylerin farklı iş yapış biçimleriyle yüksek katma değer sağlayabileceğini vurgulayan Kızıltaş, "Bugün istihdamda öncelik çoğunlukla süreğen hastalığı olan bireylere veriliyor. Bu durumda eşitlikçi ve kapsayıcı bir politikadan söz edemeyiz." ifadelerini kullandı.

Kızıltaş, kamuda da kota yükümlülüklerinin tam anlamıyla yerine getirilmediğini, birçok kurumun yasal zorunlulukları karşılayacak sayıda engelli personel çalıştırmadığını iddia etti.

İşverenlerin sıklıkla "nitelikli aday bulamıyoruz" gerekçesini öne sürdüğünü belirten Kızıltaş, sorunun yalnızca adaylarda aranmasının doğru olmadığını dile getirdi.

Kızıltaş, şirketlerin çoğu zaman kendi oluşturdukları pozisyonlara uygun aday aradığını dile getirerek, "Firmalar belirledikleri pozisyonlara uygun aday arıyor. Oysa önce bölgelerinde yaşayan engelli bireylerin yetenek haritasını çıkarmaları gerekiyor. Hangi bölümlerden mezunlar, hangi potansiyele sahipler, bunları görüp ona göre pozisyon oluşturmalılar." dedi.

"Önce firmaların dönüşmesi gerekiyor"

Engelsiz kariyer sitesini 2005 yılında bu ihtiyaçtan hareketle kurduklarını anlatan Mehmet Kızıltaş, yalnızca aday bulmaya değil, şirketlerin dönüşümüne de odaklandıklarını söyledi.

Kızıltaş, makul uyumlaştırma, erişilebilirlik ve katılımcılık sağlanmadan aidiyet duygusunun oluşamayacağını belirterek, "Önce firmaların dönüşüme ihtiyacı var. Bu dönüşüm olmadan siz Harvard mezunu bir engelli adayı bile işe yerleştirseniz, sadece kotayı doldurmak için alınmış bir personel oluyor." diye konuştu.

Engelli istihdamının yalnızca bireyin sorumluluğunda değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Kızıltaş, bu süreçte ailenin, işverenin ve toplumun da önemli rol üstlendiğini ifade etti.

Kızıltaş, bu yaklaşımı "4B modeli" olarak tanımladıklarını kaydederek, "Birey, aile, işveren ve toplum birlikte hareket etmediği sürece başarı sağlamak mümkün değil." dedi.

"Bazı şirketler hala engelli çalışan istemiyor"

İş dünyasında engelli bireylere yönelik ön yargıların sürdüğünü dile getiren Kızıltaş, bazı işverenlerin müşterilerin engelli çalışan görmek istemediğini düşündüğünü söyledi.

Kızıltaş, bu yaklaşımın tamamen ön yargılardan kaynaklandığını vurgulayarak, "Biz engellilerle iletişim eğitimleri vermeye başladığımızda insanların ön yargılarının azaldığını gördük. İletişim arttıkça ayrımcılık da azalıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Dünyanın önde gelen spor markalarından biriyle yürüttükleri proje kapsamında dört down sendromlu bireyin istihdam edildiğini anlatan Kızıltaş, şirketin özellikle yoğun müşteri trafiğine sahip mağazaları tercih ettiğini söyledi.

Mehmet Kızıltaş, down sendromlu çalışanların müşteri ilişkilerinde başarılı performans gösterdiğini, bu uygulamanın şirket içinde önemli bir dönüşüm sağladığını ifade etti.

Buna rağmen bazı şirketlerin engelli çalışan istihdam etmek istemediğini söyleyen Kızıltaş, "Hala 'Ben cezayı öderim ama engelli aday gelmesin' diyen firmalar var. Hatta bazıları 50 çalışan sınırını geçmemek için yeni şirket kuruyor." diye konuştu.

"İşitme engellilerin büyük bölümü istihdam dışında"

Türkiye'de yaklaşık 3,5 milyon işitme engelli birey bulunduğunu ifade eden Kızıltaş, bunların yalnızca küçük bir bölümünün çalışma hayatına katılabildiğini söyledi.

2020 ile 2023 yılları arasında yayılan koronavirüs pandemisi sonrası yaygınlaşan uzaktan çalışma modelinin engelli bireyler için önemli fırsatlar sunduğunu belirten Mehmet Kızıltaş, "Çalışanımı gözümün önünde görmek istiyorum diyorlardı. Pandemiyle birlikte yıllardır anlattığımız model bir anda normalleşti. Hayatımda ilk kez kendi paramla alışveriş yaptım, ilk kez babamdan para istemedim, ilk kez hayatımla ilgili kararları kendim almaya başladım diyen insanlar oldu. Bunlar bizim için çok kıymetli." ifadelerini kullandı.

Kızıltaş, uzaktan çalışma sayesinde daha önce çalışma hayatına katılamayan birçok kişinin yeniden istihdam edildiğini dile getirerek, bu bireylerden aldıkları geri bildirimlerin kendilerini motive ettiğini söyledi.

"Otizmli çalışanlar bazı işlerde üç kat daha verimli olabiliyor"

Farklı engel gruplarının doğru alanlarda değerlendirildiğinde yüksek performans gösterebildiğini belirten Kızıltaş, bir lojistik firmasında istihdam edilen üç otizmli çalışandan örnek verdi.

Kızıltaş, bu çalışanların gün boyunca gerçekleştirdikleri iş miktarının diğer çalışanlardan üç kat fazla olduğunu aktararak, "Tekrar gerektiren işlerde sıkılmadan, son derece disiplinli ve neredeyse sıfır hatayla çalışabiliyorlar." dedi.

Otizmli bireylerin tasarım, hizmet sektörü, raf düzenleme ve organizasyon gerektiren alanlarda önemli başarılar elde edebildiğini belirten Kızıltaş, doğru çalışma ortamı sağlandığında aidiyet ve verimliliğin en üst seviyeye çıktığını sözlerine ekledi.

AA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.